‘’ İçimin yeni heyecanlar için dolduğunu hissetmiyorum. Fakat bilmeden yeni yaşantılara hazırlıyorum kendimi. İçimde bir Selim ölürken kalan bütün gücüyle yeni bir Selim yaratıyor. ‘’
Gökyüzü kadar geniş bir sabırla baktım insana. Başlangıçta yürekler saf, sözler berraktı kimse kimsenin gözünden saklamazdı hakikati. Ama zaman ağır aktı, taşların rengini soldurduğu gibi kalpleri de kararttı.
Her gülüşün ardında gizlenmiş bir çıkar, her dostlukta bir hesap gördüm. Eller, masumiyeti değil, yalnızca gücü arzuluyordu. Adım adım doğruluğun sesi uğultular arasında kayboldu. Ve ben bu uğultunun içinde, giderek yalnızlaştım.
Yeryüzü bana artık misafirhane değil bir sınav gibi görünüyordu. Ne söylediğim duyuluyor, ne işaret ettiğim görülüyordu. İnsanın gözündeki perdeyi kaldırmaya çalıştım, ama her dokunuşumda perdeyi daha da kalınlaştırdılar.
O vakit anladım
Bazı gerçekler yeryüzünde barınmaz. Onlar, göğe yükselip yıldızların sessizliğinde saklanır. Çünkü insan, en parlak ışığı bile görmemekte direndiğinde, ışık kendine başka bir yurt arar.✨
Bazen gücümün ne olduğunu bile unuturum. Bir kadının gücü ne olabilir ki, derim, gözlerimin önüne yıllarca biriktirdiğim acılar, kayıplar, mücadeleler gelir. Ama sonra, bir an… bir an, kendime