Hülya Ben

Hülya Ben
@holyrocka
Bir gün bir bilge hiçbir şey söylememiş.
Genç nesli değil, kendinizi suçlayın. Siz nasıl yetiştirdiyseniz, gençler de öyle olacaklar. Gençlere terbiye verdiğinizi söyleyebilir miyiz? Hayır!
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Hülya Ben

, bir kitabı okumaya başladı
Grigory Petrov
8.4/10 · 124,9bin okunma

Hülya Ben

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
36 saatte okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2022 21:31
·
2022 5. kitabı
Lev Tolstoy
8.2/10 · 234,5bin okunma
Alıntı Değildir Tamemen kitaba bağlı,kendi yorumudur.
insan pek çok şeyle yaşar: ekmekle yaşar, suyla yaşar; işle, aşla, hatta aşkla yaşar. kimisi yüzlerce insanla ve onların içinde, kimisi "bir ağaç gibi tek ve hür", sonuna kadar özgürce yaşar. bazısı yüzüne adi bir elin yumruğu inmişçesine gerçeklerle, bazısı bir marquez kitabında, bir chopin nocturne'ünde, bir fransız filminde hayallerle yaşar. nefretle, sevgiyle, kıskançlıkla, özveriyle; insan korkuyla bile yaşar azizim. ama insan asıl kendini severek yaşar. her gün bir aynada ya da belki park etmiş bir arabanın tozlu camında ezkaza kendini görünce mutlu olmuyorsa, veya mutluluğa benzer belki ufak bir memnuniyet hissetmiyorsa o insan yaşıyor mudur? kendi yüzünü gördüğü her an, hayatının bütün pişmanlık dolu anları, dünyanın en hüzünlü birkaç notası eşliğinde gözlerinin önünde kimsenin izlemediği bir müzikal oynuyorsa, o insana yaşıyor denebilir mi? söyleyin, parmaklarınızdan birinin diğerlerine göre hafifçe yamuk olması ya da saçınızın haddinden bir hayli azlığı veyahut zihninizde dönenler bile sizi rahatsız ediyorsa, velhasıl kendinizi sevmiyorsanız nasıl yaşarsınız? kendinize tahammül edemiyorsanız başkalarına nasıl edeceksiniz? işte asıl soru(n), bundan, sadece bundan ibaret.
''bir zamanlar, bir kralın aklına şöyle bir düşünce geldi… “eğer bir işe ne zaman başlayacağımı, kimi dinleyeceğimi ve yapmam gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilseydim, giriştiğim her işi başarırdım.” krallığın dört bir yanına, kim kendisine her iş için en uygun anı, bu iş için en gerekli kişinin kim olduğunu ve yapılması gereken en önemli şeyin ne olduğunu öğretirse, ona büyük bir ödül vereceğini duyurdu. bilgeler, kralın huzurunda toplandı, fakat sorulara verdikleri yanıtlar birbirinden tümüyle farklı oldu. kral, hala doğru yanıtları aradığı için, yakınlardaki bir bilgeye danışmaya karar verdi. bilge kişi, hiç ayrılmadığı bir ağaç kovuğunda yaşıyor, yanına halk dışında kimseyi kabul etmiyordu. bu nedenle kral, halktan biri gibi giyindi ve yola düştü. bilge kişinin yaşadığı kovuğa yaklaştıklarında, kral atından indi ve korumalarını orada bırakıp yola tek başına koyuldu. bilgenin olduğu yere vardığında onu, yaşadığı kovuğun önüne çiçek tarhları kazarken gördü… “ey bilge kişi, size birkaç önemli konuda danışmaya geldim…” dedi. “doğru şeyi doğru zamanda yapmayı nasıl öğrenebilirim? en fazla gereksinim duyduğum, dolayısıyla ötekilerden daha fazla ilgi göstermem gereken kişiler kimdir? en önemli ve her şeyden önce gelen sorum ise şu… kendimi vermem gereken işler nelerdir?” bilge, büyük bir dikkatle kralı dinledi, fakat bir yanıt vermedi. döndü, yapmakta olduğu işini sürdürdü… “yoruldunuz” dedi kral…. “küreği bana verin de siz biraz dinlenin.” bilge kişi, “sağ olun” dedi ve küreği krala verdi, yere oturup dinlenmeye başladı. kral, iki tarh kazdıktan sonra sorularını yineledi. bilge kişi, ona yanıt vermek yerine ayağa kalktı, elini küreğe uzattı ve “siz biraz dinlenin, bir parça da ben çalışayım…” dedi. fakat kral, küreği ona vermedi ve tarh kazmayı sürdürdü.