Roman, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün Hayri İrdal etrafında kuruluşuna etki eden kişi ve olayları içeriyor. Kısaca başkarakterden bahsetmek istiyorum. Kendisini "Gül dedikleri yerde gülen, ağla veya konuş dedikleri yerde konuşan, ağlayan, enteresan buldukları zaman enteresan olan, yüzüne bakmadıkları gün mevcut olmayan biçarenin biri." olarak tanımlıyor ve yaşadıklarını anlattıkça aslında çevresindeki insanların gölgelerinin karışımı olan, kendini rüzgara teslim eden bir insan tanıyorum.
Hayri İrdal'ın saatlere karşı büyük bir ilgisi var ve bu masum ihtirasın beraberinde getirdiği tehlikeleri kabul edip hayatına yön verdiğine inanıyor. Enstitünün kurulmasına, hayatının refaha kavuşmasına sebep olan Halit Ayarcı'ya verdiği önemi baştan hissettiriyor ve onu merak etmeme neden oluyordu. Ancak Halit Ayarcı ile tanıştıktan sonra beklediğimi bulamadım. Çünkü kitap karakter sayısı bakımından oldukça zengin. Bu zenginliğe yoğun bir anlatım eşlik ediyor. Karakter betimlemeleri, tahlilleri detaylı ve tutarlıydı.*aşağıya bir karakter tarifini bırakmak istiyorum.*
Kahraman Halit Ayarcı ile tanışana dek hayatına giren Seyit Lûtfullah, Aristidi Efendi, Zarife Hala, Abdüsselam Efendi, Doktor Ramiz, Pakize tüm bu karakterler ilgimi tüketti. Her biri absürd ve ilginç karakterlerdi. Karakterlerin fazla ve uzunca anlatılması yorabilir ancak Hayri İrdal'ı ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü anlamak için onları iyi tanımamız gerekiyordu. Bakın Hayri İrdal yine kendini nasıl anlatmış: "Onlar benim örneklerim, farkında olmadan yüzümde bulduğum maskelerimdi. Zaman zaman insanların arasına onlardan birisini benimseyerek çıktım. Hâlâ bile bazen aynaya baktığım zaman, kendi çehremde onlardan birini tanır gibi oluyorum."
Genel olarak nükteli anlatım hakimdi kitapta. Bir yandan gülümsüyor bir