Bu inceleme spoi (sürprizbozan/tatkaçıran) içermektedir.
10/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2025 00:00
Bu inceleme bir çok tatkaçıran/sürprizbozan içerir, bilginize. . Hamlet benim için sadece iyi bir kitap değil, doğrudan bir zirve. Ama bu zirve, karakterlere hayran kalmamdan değil; onların rahatsız edici derecede gerçek olmasından geliyor. Hamlet’e hayranlık duymadım. Ama zaten onu bu kadar güçlü kılan şey de bu: sevilmeye ihtiyaç duymayan bir gerçeklik taşıması. Hamlet, düşünen insanın sınırıdır. Bir insanın düşünerek ne kadar ileri gidebileceğini değil, ne kadar ileri gidince kendini yok edeceğini gösterir. Günümüzde insanlar karar vermeden önce düşünür; Hamlet ise karar veremeyecek noktaya gelene kadar düşünür. Onun trajedisi eylemsizlik değil, düşüncenin fazlalığıdır. Çünkü bazı anlar vardır; düşünmek değil, hareket etmek gerekir. Hamlet ise o anları kaçıran bir karakterdir. Sanki düşmekte olan birini kurtarmaya karar verene kadar -onu izleyen biri gibi- o kişi çoktan yere düşmüş. İntikam isteği, yapılanlardan duyduğu tiksinti ve ahlaki sorgulamaları onun vicdan sahibi biri olduğunu gösterir. Ama aynı karakterin Ophelia’ya karşı sergilediği tavırlar, bu vicdanın ne kadar seçici olduğunu ortaya koyar. Hamlet herkesi tartar, herkesi yargılar; fakat söz konusu Ophelia olduğunda aynı hassasiyeti göstermez. Bu çelişki, onu yücelten değil, onu gerçek yapan şeydir. Benim için en güçlü karakter Horatio oldu. Çünkü o, bu karmaşanın içinde bozulmayan tek kişi. Sadakatiyle, duruşuyla ve Hamlet’e olan bağıyla ayakta kalan tek karakter. Oyunun sonunda hayatta kalması bir ödül değil; bu hikâyeyi anlatabilecek tek kişi olmasıdır. Ophelia ise ne sevdiğim ne de nefret ettiğim bir yerde duruyor. Duygusal olarak zayıf ve kırılgan bir karakter. Onu suçlamak zor ama güçlü bulmak da mümkün değil. Daha çok, başkalarının kararlarının içinde ezilen bir figür gibi kalıyor. Kral
Duygu ve Düşünce
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,5bin okunma
Sadece Bir Olay Örgüsü Değildin Sen
8/10
·180 syf.··
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Nisan 2026 06:52
Kitabı ilk aldığımda, tiyatro türünde yazılmış bir eseri nasıl bitireceğimi kara kara düşündüm. Açıp okumaya başladığımda, şiir gibi akıp giden cümlelerin altında fışkıran maneviyata teslim oldum. Bayıla bayıla çevirdim her bir sayfayı; düşüne düşüne okudum her bir satırı. Belki olağan bir olay anlatılıyor ama mesele olay değil, mesele nasıl bir kalemle ele alındığı. Cümlelerin taşıdığı ruhsal bir sezgi vardı sanki; Hamlet’in yaşadıkları değil, hissettikleri ve hissettikleriyle kurduğu bağdı bana geçen ve beni kitaba esir eden. İyi ki tanıdım seni Hamlet ve sadık dostu Horatio; iyi ki tanıdım kalemini William Shakespeare. Hikâyene ortak olmak mutluluk verici oldu. Hamlet William Shakespeare
1000Kitap
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,5bin okunma
Reklam
Okuyan ve Okumayan Herkes İçin...
10/10
·180 syf.··
2026 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 17:05
**Spoiler içerir. Bazı insanlar karar veremez. Hamlet de karar veremediği için yavaş yavaş yok olur. Bazen bir karar vermen gerekir de olduğun yere çakılıp kalırsın ya... İşte Hamlet tam olarak o anın kitabı. Ben Hamlet’i okurken bir "intikam hikayesi" görmedim. Ben orada, kendi zihninin içinde hapsolmuş, kendi kendinin celladı olan bir çocuk gördüm. Kitapta sıkça vurgulanan bir gerçek var: Hamlet başkalarının kurbanı olmaktan çok, kendi gelgitlerinin kurbanıdır. Hani derler ya, "insanın başının belası kendi aklıdır" diye; işte Hamlet tam olarak bu. Belki de deli rolünü en çok da bu baş belası akıldan kaçmak için böylesine benimsemişti. O Yalnızlık Hissi... Bir sabah gözünü açıyor ve babası ölmüş, annesi hemen amcasıyla evleniyor. Etrafındaki herkes bu çürümeyi normalmiş gibi yaşıyor. Hamlet’in o iğneleyici dili, gözümde bir savunma mekanizması. Acısını ve içini yiyip bitiren isyanını ancak sözleriyle ifade edebiliyor. Zekice ve yerinde verdiği her yanıt, karşısındaki kişide saf bir öfke yaratıyor. Herkes sahteyken, o deli rolü yaparak aslında en dürüst kişi olmaya çalışıyor. Ona göre bu felaket, bu kadar kısa sürede unutulup gidemez. Eski okul arkadaşlarının bile bu plana dahil olması, o güven duygusunun yerle bir oluşu... İkiyüzlülükten kaçarken kendi yalnızlığına sığınıyor Hamlet. Ophelia ve Kurban Döngüsü Ophelia ise güveneceği, sadık kalacağı bir yürek hayal etmişti. İnanmıştı, inanmak istemişti. “Nasıl ayırt edebilirim bir bakışta/ seveni sevmeyenden?...” Hamlet’in Ophelia’ya karşı sert, bazen nefret dolu tavrı aslında ona değil, hayata duyduğu öfkenin bir yansıması. Annesine duyduğu hayal kırıklığını, masum bir kızdan çıkarıyor. Ophelia o karmaşanın içinde kaybolurken, Hamlet de kendi yarattığı karanlıkta boğuluyor. Ve burada bir döngü oluşuyor: bir
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,5bin okunma
Hamlet
10/10
·180 syf.··
2026 3. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 04:06
Genel çerçevede Hamlet trajik bir öç alma hikayesi gibi görünüyor. Ancak babasının hayaletiyle karşılaşması, ana karakter için doğrudan bir eylem çağrısından çok, kendini bulduğu bir kırılma noktası. Hamlet bu noktadan sonra olayları izleyen değil kendi iç dünyasını sorgulayan bir karakter haline geliyor. Hamlet derin düşünen ve etik terazisini sürekli tartan bir karakter. Kendi vicdanıyla satranç oynar gibi... Eserde kendini deliliğe vurduğu kısımlar bana Diyojenvari bir yaklaşımı anımsatıyor. İğneleyici sözlerinin derinliği ve içinde büyüttüğü öfkeyi son ana kadar bir mum ışığı gibi taşıması bu düşüncemi güçlendiriyor. Derin düşünce yapısı onu harekete geçmekten alıkoysa da kendi çizgisini bozmaması gerçekten şapka çıkarılacak bir durum... Kirli bir kalabalığın ortasında Hamlet in tutunduğu en sağlam dallardan biri Horatio. Horatio ile olan ilişkisi eserde denge ve güven duygusunu temsil eder. Bu karakter üzerinden şunu düşünüyorum. Böyle bir derinliğe sahip ruhlar günümüzde de olduğu gibi her çağda parmakla gösterilecek kadar azdır.Ve bir noktada karşılaşır. Eserde güçlü bir ölüm felsefesi de kendine yer bulur. Hamlet in mezarlıkta yaptığı konuşma eserin ikonik kısımlarından. Bu kısımda insan ömrünün kısalığı vurgulanırken hayatın değeri de sorgulanır. İnsan yaşarken zamanı kıymetli görür fakat kafatasını avuçlarının içinde tutan Hamlet için bu artık bir toz zerresinden farksızdır. Bu durum, insanın hayattayken anlam yüklediği materyallerin ölüm karşısında nasıl silindiğinin okuyucuya sunumudur. Teşekkürler.
1000Kitap
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,5bin okunma
9/10
·180 syf.··
2025 8. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 08 Eylül 2025 23:16
Hamlet dünya tarihinin en meşhur trajik oyunlarından biridir. Ve ben eseri ilk kez okuma talihsizliğini Shakespeare’nin diğer kitaplarını okumakla kendime söz verip telafi edeceğim gibi görünüyor.Eser anlatımı karmaşık gibi görünse de masalsı bir şiir okur gibi her satırında kaybolup çağlar arası yolculuk yaptıran tatlı bir okuma deneyimi yaşatıyor.Konusuna değinirsek Hamlet bir aşk macerası gibi görünse de aslında perde arkasında bir intikam oyunu yatar. Hamlet’in babası kraldır. Amca Claudıus iktidar hırsıyla kralın kulağına zehir akıtarak öldürür. Bu ani ölümle ruhu yerinden sarsılan Hamlet’in annesi Gertrude’in amcasıyla evlenmesi işlerin sarpa sarmasına neden olur. Bütün bu yaşananlardan sonra Hamlet var olmakla olmamak arasında salınırken bir gün babasının hayaleti kendine görünür ve intikam çağrısında bulunur yeminler ettirir ona rahat uyku vermez. Babasını öldürenin amcası olduğunu öğrenince herkesi oyun içinde bir oyuna çeker. Kendisi de bambaşka bir Hamlet olur . Herkese delirmiş gibi garip tavırlar sergiler. Hamlet’in içine daldığı bu karanlığın sebebi başta Polonius’un güzeller güzeli kızı Ophelia’nın aşk mektuplarını reddetmesi olduğu sanılır. Ancak durum tamamen farklıdır. Oysa Ophelia duyguları arasında sıkışmış Hamlet’i içten içe seven ve sonunda bir denizkızı gibi sulara karışan nadide bir çiçektir. Neyse sözü fazla uzatmadan oyunun sonunda Hamlet kraldan intikamını alır. Ancak kendisinin de soylu yüreği dayanamaz ince bir kılıç çizgisine ve kapatır gözlerini sonsuz bir geceye. Horatio ise bütün bu trajedinin canlı şahidi, Hamlet’in sadık dostudur. Hamlet’in vasiyeti üzere geride kalıp katlanır dünyanın kötülüğüne ve dilden dile anlatır Hamlet’in hikayesini… Her ne kadar sonu hazin bitse de etkileyici bir başyapıt doğrusu. Ama yine de kitabın
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,5bin okunma
Rappaccini’nin Kızı
8/10
·56 syf.·
2025 17. kitabı
Nathaniel Hawthorne (1804-1864) Amerikalı romancı ve kısa hikaye yazarıdır. 4 Temmuz 1804'te Salem, Massachusetts'te doğmuş ve ilginç bir bilgi olarak, soyadı aslında "Hathorne" iken, Salem cadı mahkemelerindeki yargıç akrabalarıyla arasına mesafe koymak adına soyadına "w" harfini ekleterek "Hawthorne" yapmış. Amerikan edebiyatının ilk psikolojik romanı olarak nitelendirilen "Kızıl Damga" eseriyle tanınıyor. Metinlerinde genellikle tarih, ahlak ve din üzerine odaklanmıştır. Romantizm akımına, daha spesifik olarak karanlık romantizm üzerine yazmıştır. Sıklıkla insanlığın doğasında var olan kötülük ve günah üzerine yoğunlaştığını görüyoruz. "Rappaccini’nin Kızı" orijinalinde "Mosses from an Old Manse" (Eski Papaz Evinden Yosunlar) kitabında yer alıyormuş. Bu "kara masalın" giriş sayfalarında fark ettiğim Hawthorne'un güzel oto-ironisinden bahsetmeden olmaz: "Monsieur de L'Aubépine" adında, neredeyse tamamen göz ardı edilmiş alegorilerle örülü bir hikayecinin eserini inceleyerek kendi "ikincil sanatıyla" alay edebilmesi dikkat çekiciydi. "L'Aubépine" elbette, o zamanlar neredeyse herkes tarafından bilinmeyen sanatçının alter egosudur. Aslında Monsieur de l'Aubépine diye bir Fransız yazar yok. Ama başka bir şey var: Fransızca "Aubépine" sözcüğü İngilizce "Hawthorn"la aynı anlama geliyor: "Alıç", "mayıs çiçeği", "akdiken", "yaban dikeni." Yazarın American Note-Books adıyla yayımlanan defterlerinde de anlattığı gibi, l'Aubépine adının bir öyküsü de var: Hawthorne'un yakın dostlarından Horatio Bridge'in bekârlık yıllarında yaşadığı eve garip bir Fransız misafir gelmiş. Bu misafir o evde tanıştığı herkese Fransızca bir ad takmış. Nathaniel Hawthorne'un adı da, tahmin edilebileceği gibi, M. de l'Aubépine olmuş. O tarihten sonra Hawthorne bazı yazılarını bu takma adla imzalamış
Edebiyat
Rappaccini'nin KızıNathaniel Hawthorne · Can Yayınları · 2022513 okunma
Reklam
Reklam