“Ey kör! Bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş!
Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş !
Şu durmadan kurulup dağılan evrende
Bir nefestir alacağın , o da boştur boş!”
Dünyanın cazibesini algılama ve yeniden kaydetme yetisi açısından bizler bile eşit değiliz. Aramızdaki sanata daha az duyarlı bazı kişiler başka birinin nasıl resim çizdiğini, müzik yaptığını anlamaktan bile acizdir.... Öyleyse biz kim oluyoruz da yapabileceği en hoş mavi yuvayı inşa etmeye karar vermiş bir kuşun kafasından tam olarak ne geçtiğini bildiğimizi iddia ediyoruz?
Bir erkek de akşam eve geldiğinde hanımının hal ve hatırını sormalı, iltifat ederek gönlünü hoş etmeye çalışmalı, onun gün içerisinde yaşadığı sıkıntıları gidermeye yardımcı olmalıdır.
Odintsova, Bazarov'a yan yan baktı.
"Mutluluktan söz ediyorduk sanırım. Ben size kendimi anlatıyordum. Bu arada mutluluk sözcüğünü kullandım da aklıma geldi. Söyleyin, neden müziğin, hoş bir akşamın, sevdiğimiz insanlarla keyifli bir sohbetin tadını çıkardığımız anlarda bile bütün bunların gerçek mutluluk olmadığı, yalnızca bir yerlerde bekleyen, sınırsız, başka türlü bir mutluluğa gönderme olduğu hissine kapılırız? Nedendir bu? Yoksa siz böyle bir şeyi hiç hissetmiyor musunuz?"
"Atasözünü bilirsiniz: nerede yoksak, orası iyi" dedi Bazarov (…)
"...Evet: 'İnsanların çoğu öğreninceye değin yüzmek istemezler.' Hoş değil mi? Yüzmek istemezler tabii! Onlar toprak için doğmuşlardır, su için değil. Ve tabii düşünmek de istemezler, öyle ya, onlar yaşamak için yaratılmışlardır, düşünmek için değil! Evet, düşünen, düşünmeyi asıl sorun tanıyan kimse gerçi bu konuda ilerleyebilir, fakat toprağı suyla değiştirmiştir artık, ve bir gün suda boğulacaktır."
H[ermann] Hesse, Step Kurdu