Kitap hakkında nasıl yorum yapacağımı çok düşündüm. Şimdi yazacaklarım çekişkili gelebilir ama yapacak bir şey yok öyle hissediyorum. Polisiye gerilim okumayı çok severim, içinde korku da varsa tadından yenmez benim için. Bu kitapta hepsinden eser miktarda kullanılmış. Tam anlamıyla gerilim desem değil, polisiye desem değil, korku desem değil, varla yok arası bütün duygular ama nasıl olduysa sevdim çünkü hep bir aksiyon ve gizem var. O aksiyonlar da bazen büyük tesadüflere dayanıyor. Mesela bir grup kadın kaçırılıyor bir Allah'ın kulu da çıkıp nereye kayboldu bunlar demiyor. Ne bir soruşturma ne bir polis, hoş kaçırılanlar bile demiyor neredeyse. "-bayan sizi kaçırmam lazım - geçerli bir nedeniniz var mı? - gidince öğrenirsiniz. - peki gidelim" gibi bir şey. Yapılanların nedeni en başta belli olduğundan, neden kaçırıldıklarını bildiğiniz için okurken yadırgamıyorsunuz ama sonra düşününce durum bu.
Otopark işleten, kızıyla birlikte yaşayan, para kazanmak için bir yere kadar ödün verebilen bir adam... Harita yorumlayan, antika dükkanı olan bir şehir kaşifi... Kendisinin de bir ucundan tuttuğu gizemi çözmeye çalışan gözü kara bir kadın... Rüşvet vermeyi el altından iş yaptırmayı, yapmadıkları zaman ortadan kaldırmayı maharet bilen bir iş adamı!... Onun tetikçiliğini yapan ve haritaları hayatının merkezine oturtan bir psikopat. Tüm karakterler kendi çaplarında biraz psikopat aslında. Kısaca yeraltı dünyası hesaplaşması diyebiliriz. İster etik olsun ister olmasın sondaki adalet anlaşıylarına bayıldım "ohh" dedirtti bana.
Sürekli hareketli oluşundan kopmadan okudum. Bölümlere ayrılmış, her karakterin gözünden ayrı ayrı anlatılmış olmasını ayrıca sevdim. Herkesin bir hikayeye ihtiyacı vardır. Doğru olması şart değil...
Elinizde varsa bekletmeyin okuyun derim.
Keyifli