Sanki en çok ihtiyacımız biyolojik yaşam iradesiymiş gibi yaşamak için yaşıyoruz. Yaşama gerekliliği yanılgısı felsefesiz tüm insanlar için yaşama iradesinin baskın olduğu gerçeği aşikardır. Doğum ve ölüm arasında bir maratonu bitirmek oluyor tek hedefimiz. Üzüntülerimiz, sevinçlerimiz, kinlerimiz, pişmanlıklarımız, müzakerelerimiz, işlerimiz, aile hayatımız ve tatillerimiz sadece bu maratonda geçirdiğimiz kısa süreli duraklar ve bu yolun eninde sonunda o büyük sona, yani hiçliğin başlangıcına ulaşacağını biliyoruz ama hiç gelmeyecekmiş gibi yaşıyoruz. Pardon yaşıyoruz mu dedim..!