"Ey kindar insan, dedi. Ne mutlu seni doğuran anaya. Şu gördüğün yaratık sağlığında gururlu bir adamdı. Hiçbir iyi hareket anısını süslemiyor. Görüntüsünün burada öfkeli olması bundandır. Dünyada bugün kendilerini çok büyük sanan daha niceleri var ki, burada, domuzlar gibi çamurların içine girecekler, arkalarında müthiş bir nefretten başka bir şey kalmayacak."
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ana-babaların çocuklarında yanık izi gibi asla silinmeyecek izler bıraktıkları planlanmamış ve bilinmedik, ama yine de kaçınılmaz ve karşı konulmaz şiddeti düşünmek bile ürpertiyor beni.
Ana babaların arzularının ve korkularının şekilleri, yıkıcı bir kalemle, güçsüz ve başlarına ne geldiğini hiç bilmeyen küçüklerin ruhlarına kazınır. Ruhlara dağlanmış o metni bulmak ve ne yazıldığını sökmek için bir ömür harcarız, onu anladığımıza da asla emin olamayız.