Kitabı okumaya devam ettiğim sürece olay akışının bir neden sonuç ilişkisine bağlanacağını düşündüm. Ama bir sonuca varamadan bitirdim kitabı. Aslında ana karakterin bulunduğu ruh hali bence asıl anlatılmak istenen. Kitabın sonlarına doğru romanın aslında bu yazıların kahramanın günlüğünden alındığını anlatan bir kısım eklemişler. Japon edebiyatında okuduğum ilk kitaptı ve açıkçası kitabın sonsöz kısmını okumasaydım bazı şeyler kafamda netleşmezdi. Japon edebiyatındaki "ben roman" anlayışının bir örneğiymiş roman. Ben roman anlayışında yazarın olay örgüsünü neden sonuca bağlamak gibi bir kaygısı yok yazarlar kendi yaşam hikayalerini romanlaştırarak anlatıyorlar fakat burada tam bir otobiyografik tür kapsamı gözetilmiyor. Bu kitabın yazarı Osamu Dazai'de aslında gerçek adı Suci Tsuşima olan yazarın kullandığı takma isim. Kitabın kahramanı Yozo'nun yaşadıkları da Suci Tsuşima'nın hayatının bir yansımasıymış. Kitabı okuma akışı çeviriden ötürü mü yazarın dilinden kaynaklı mı belki de her ikisi sayesinde oldukça akıcı. Yani kitap kendini okutuyor. Tasvip edilmeyen bir hayata sahip olan ana kahramanın bazı düşünceleri genel insanlığı yansıtıyor bence. Karakterin hep yakındığı insanlardan korkma , anlamanın ve anlaşılmazlığın imkansızlığı gibi mesela. Daha sonra mutlaka tekrar okuyacağım bir kitap.