Hatice Saypak

Hatice Saypak
@hsaypak
PDR/4
14 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
Puan vermedi·128 syf.··
2026 2. kitabı
Kitabı okumaya devam ettiğim sürece olay akışının bir neden sonuç ilişkisine bağlanacağını düşündüm. Ama bir sonuca varamadan bitirdim kitabı. Aslında ana karakterin bulunduğu ruh hali bence asıl anlatılmak istenen. Kitabın sonlarına doğru romanın aslında bu yazıların kahramanın günlüğünden alındığını anlatan bir kısım eklemişler. Japon edebiyatında okuduğum ilk kitaptı ve açıkçası kitabın sonsöz kısmını okumasaydım bazı şeyler kafamda netleşmezdi. Japon edebiyatındaki "ben roman" anlayışının bir örneğiymiş roman. Ben roman anlayışında yazarın olay örgüsünü neden sonuca bağlamak gibi bir kaygısı yok yazarlar kendi yaşam hikayalerini romanlaştırarak anlatıyorlar fakat burada tam bir otobiyografik tür kapsamı gözetilmiyor. Bu kitabın yazarı Osamu Dazai'de aslında gerçek adı Suci Tsuşima olan yazarın kullandığı takma isim. Kitabın kahramanı Yozo'nun yaşadıkları da Suci Tsuşima'nın hayatının bir yansımasıymış. Kitabı okuma akışı çeviriden ötürü mü yazarın dilinden kaynaklı mı belki de her ikisi sayesinde oldukça akıcı. Yani kitap kendini okutuyor. Tasvip edilmeyen bir hayata sahip olan ana kahramanın bazı düşünceleri genel insanlığı yansıtıyor bence. Karakterin hep yakındığı insanlardan korkma , anlamanın ve anlaşılmazlığın imkansızlığı gibi mesela. Daha sonra mutlaka tekrar okuyacağım bir kitap.
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Spoiler olabilir.
Puan vermedi·687 syf.··
2025 9. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 01:03
Raskolnikov bir isyanın vücut bulmuş hali bence . Topluma , değer yargılarına , kurallara karşı bir isyan. Kendi doğrularına inanan ve bu inancın ona her şeyi yapma özgürlüğü verdiğini sanan bir karakter. Bu özgürlüğün boyutları adam öldürmeye varsa bile. Kendini diğer insanlardan farklı gören ve insanları kendi anlamı doğrultusunda ikiye ayıran Raskolinkov kendini diğer insanlardan ayrı ve üstün görme yanılgısına kapılmış bence. İstediği hayata kavuşmasının önünde adam öldürmeyi her ne kadar onun tabiriyle bir insan değil bit , öldürmeyi göze almış ve hemen ardından bu yaptığının yükü altında ezilmiş bir karakter. Aslında cinayet işlerken kendi benliğini öldürmüş ve kendini ketlemiş. Ve bu düşünceler karakterde yalnız bir yaşam sürmesinden ve soyutlammasından ötürü şizoid kişilik yapısıyla ortaya çıkmış bence . Dostoyevski' nin bu kitabı o dönemin Rusya'sının toplumsal sorunlarını ortaya koyuyor. Sonya ve ailesi , Raskolnikov'un annesi ve kız kardeşi ve diğer karakterler hep toplumun özelliklerini yansıtıyor. Başta anlatılan ve okuyucuya önemsiz gibi gelen olaylar ve karakterler kitabın sonunda anlıyorsunuz ki büyük bir olay akışının parçaları ve hepsi birbiri ile bağlantılı. Daha çok karakterin psikolojisi üzerinde durulurken toplumsal sorunlar da bununla beraber işlenmiş. Okuması çok keyifliydi.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194bin okunma
Puan vermedi·110 syf.··
2025 8. kitabı
Kitabın dili yalın okurken zorlanmıyorsunuz. Olay akışı ise oldukça akıcı. Karaktere gelecek olursam bence karakter antisosyal kişilik özellikleri gösteriyor. İyi veya kötünün onun için fark etmemesi, sevilen çok yakın biri olan annesinin bile ölümünü olağan karşılaması ve üzüntü duymaması, davranışlarında dürtüssel davranması. Sadece o anki istekleriyle hareket etmesi ve bir anlık bir şeyle gözünü kırpmadan sonuçlarını düşünmeden ağır şeyler yapması (spoiler olmasın). Normalde kitabın karakterlerini severim ama bu karakterin sakinlik altında antisosyal kişilik bozukluğu özellikleri gösterdiğini düşünüyorum. Bence bir insan çünkü fark etmezdi diye yaşayamaz bu insanlık olmaz . Bundan dolayı karakteri sevmedim . Ama gerçekten iyi yazılmış bir karakter tipi her ne kadar sevmemiş olsam da . Sürükleyici ve güzel bir kitap okunmalı mutlaka.
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137bin okunma
Puan vermedi·226 syf.··
2025 7. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Eylül 2025 21:30
Kitabın dilinin ağır olmaması, daha çok açıklama üzerine kurulu bir anlatım olmasına rağmen akıcı olması yönüyle oldukça başarılı. Kitapta beş sevgi dilinin olduğu vurgulanmış bunlar : Onaylayıcı sözler, hizmet eylemleri , hediye almak , kaliteli zaman geçirmek ve fiziksel temas . Herkesin sevgi dili farklı olabilir. Kitapta evli çiftler örnek verilmiş ve daha çok evli çiftlerin durgunlaşan ya da bitmeye yakın olan ilişkilerini nasıl tekrar düzeltip diriltebilecekleri konusunda sevgi dillerinin önemini açıklıyor. Bu sevgi dilleri çiftler arasında farklılık gösterebilir veya çiftlerin sevgi dilleri aynı olabilir. Her insanın bir sevgi deposu olduğunu yeterli ilgi ve sevgiyi görmediğinde bu deponun boşalacağını bundan ötürü de kişinin mutsuzluk gibi kötü duygular yaşayacağından söz ediyor. Bu sevgi deposu terimi benim çok hoşuma gitti . Yazar mutlu bir ilişki için eşlerin birbirlerinin sevgi depolarını dolu tutmaları gerektiği fikrinin üzerinde duruyor. İnsanlar temelde ait olma , güven gibi birçok ihtiyaca sahiptir ama sevgi ihtiyacı bu ihtiyaçlar arasında en baskın olanıdır. Ve kitapta çiftlerin birbirlerinin sevgi dilini konuşmak istememeleri konusunda ise şunu söylüyor: sevgi tercihtir. Aşk dürtüseldir , aşk duygusu geçicidir. Sevgi ise bilinçli yapılan bir tercihtir. Aşk heyecanın tavan olduğu karşıdaki insanın en doğru insan olduğu düşüncesinin var olduğu bir olgudur , duygular hat safadadır ve insan aşık olduğunda sevgi deposu doludur. Ama aşk süreci yerini sevgiye bırakmadığı ve bu süreçte çiftler birbirinin sevgi dilini öğrenmediği sürece aşk hüsranla sonuçlanır. Ama yerini sevgiye bıraktığında aşk dönemindeki duyguların yokluğu hissedilmez. Birinin sevgi dilini konuşmak istemiyor olabilirsiniz ama sevgi bir tercihtir karşıdaki insanı istiyorsanız sevgiyi tercih
İnsan ve Duygular
Beş Sevgi DiliGary Chapman · Koridor Yayıncılık · 201212,4bin okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2025 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 19 Ağustos 2025 22:58
İlk olarak kitabı beğendim. Yazarın başta ana karakterin kendini tasvir ederkenki hayalci tanımlaması bana pek yabancı gelmedi. Elbette betimlemeler ve uzun anlatımlar yüzünden kitaptan koptuğum oldu bu kısımda ama hayalperest kişiliği gerçekten güzel tanımlamış . Rus klasiklerinde olaylar genelde biraz abartılır zaten en azından ben öyle görüyorum. İlk defasında gördüğün insana bu kadar derin duygular paylaşmak en azından bizim insanlarımız için pek gerçekçi değil ama klasikler işte romantizim etkisinde yazılmış kitaplar olduğunu düşünüyorum. Olay akışı, Nastenyka ile diyalogları bir solukta okudum. Elbette burada da abartı vardı ama bunları geçeyim. Birini yara bandı olarak kullanmakti bence Nastenyka'nin yaptığı saf bencillik bence . En azından umut vermemeliydi . Bence bu sevgi veya aşk değil bencillik. Sinir oldum karakatere. Diğer öykülere gelecek olursam bence hepsi çok abartılı davranışlar ve olaylardı. Küçük kız karakterin geçtiği hikayeye üzüldüm ve en sondaki hikayede beni oldukça şaşırttı. Genel olarak durumlarin biraz abartılı bir anlatımla ortaya konduğunu düşünüyorum. Gerçi klasiklerde bu olağan bir şey artık ama kitabı okurken aklımdan geçen şey gerçek hayatta kim böyle ilişkiler kurar veya tepkiler verir. Rus klasikleri işte. Genel olarak kitap dili sürükleyiciydi kitabı beğendim.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102bin okunma