'Yaptığım işe pek saygınız yok, değil mi Profesör Kingsley?'
'Dürüstlük istediğiniz için açıkça söyleyeceğim; evet, pek yok. Politikacılara arabamın gösterge panelindeki enstrümanlara baktığım gibi bakıyorum. Bana devletin motorunda ne olup bittiğini gösteriyorlar ama kontrol onlarda değil.'
İkisi de bu sabah yataklarından kalkıp en soylu düşünceler ve iyi niyetlerle gidip doğru olduğunu düşündükleri şeyi yaptılar. Başından beri, ister şeker çalan bir çocuk, ister soykırım yapan bir diktatör, hiç kimse gerçekten doğruluğundan ve haklılığından emin olmadığı bir şey yapmaz. Bu, rasyonelleştirme denen bir zihin oyunudur. İnsan ırkına düşünebileceğin her şeyden daha çok zarar vermiştir bu.