️
Bir insan hayatı yaşayıp belki tecrübe edemeyeceğimiz, farkında olamayacağımız ön yargılarımızı, yanlışlıklarımızı, hatalarımızı, şartlanmışlıklarımızı, vefasızlıklarımızı tecrübe ettiriyor kitap, durup düşündürüyor, kendimizi sorgulatıyor Mürşit efendi ve kızı Zehra vasıtasıyla.
Hele ki etrafımızı bu kadar kötülük, menfaatçilik ve çıkarcılık sarmışken; iyi, temiz, dürüst, vicdanlı ve doğru kalabilmenin imkansız olduğu ya da kullanıldığı bir ortamda bizlerde ön yargılarımızı ekleyerek ne çok doğru bildiğimiz şeylerde yanılıyoruz; ani, hızlı kararlar veriyoruz hatta öyle oluyor ki gerek toplumun bizi o yönde yönlendirmesi gerek bizim kendimizi koşullandırmamız nedeniyle tek derdi biz olan insanları dünyanın en acımasız ve sefil insanı addediyoruz veya tam tersi durumda olabiliyor. Ne büyük yanılgı ne büyük pişmanlık insan olan insan için.
Bizlerde günlük hayatın hengamesi arasında farkında olarak ya da olmayarak belki görünüşü belli düşüncesi belki yaşayışına bakarak belki de duyduklarımız nedeniyle insanlar hakkında olumlu ya da olumsuz yanlış hüküm verip yanlış düşünceler besleyebiliyoruz. Böyle olmaması için arada kendimizi, davranışlarımızı, kararlarımızı düşünüp, sorgulamakta fayda var.
Hermannn Hesse, Siddhartha adlı kitabında şöyle der: "Hiç kimse bir başkasının yürüdüğü yolda ne kadar ilerlemiş olduğunu göremez, haydutların ve zar atıp kumar oynayanların içinde bekleyen bir Buddha, Brahmanların içinde bekleyen bir haydut vardır.”
Şartlar durumu ne kadar zorlaşırırsa zorlaşırsın, insanlar ne kadar sahtekar olursa olsunlar herkese hayata karşı ilkeli olan; iyilik, güzellik bilen, kovalayan, sevgiden yana olan bir kalp ve bunların ayırdında olan düşünce ve hayat görüşü diliyorum.