hasan aydoğdu

Puan vermedi·72 syf.··
2024 5. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 18 Şubat 2024 18:10
Kitabı öylesine sayfa sayısı az ve fiyatı uygun diye aldım dolayısıyla fazla beklentim yoktu. Ama gerçekten çok beğendim. Balzac kadar dostluğu, arkadaşlığı; sevgiyi, aşkı hatta imkansız aşkı; aşk için sevgi için hiçbir karşılık beklemeden yapılan fedakarlığı, çekilen acıyı anlatan, betimleyebilen sanırım çok az yazar vardır. Balzac'ın aşkı, sevgisi kitaplarda en naif en masum en yalın ve bir o kadar da en tutkulu şekilde çıkar karşımıza. Allah herkese kıyısından köşesinden de olsa Clementine kadar sevilmeyi ve Yüzbaşı Paz kadar sevmeyi nasip etsin. Kitap bundan bundan sonra aşk üzerine tavsiye edeceğim kitaplar arasında yerini alacaktır.
1000k
Hayalî SevgiliHonore de Balzac · Kapra Yayıncılık · 202350 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·159 syf.··
2022 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2022 11:24
️ Bir insan hayatı yaşayıp belki tecrübe edemeyeceğimiz, farkında olamayacağımız ön yargılarımızı, yanlışlıklarımızı, hatalarımızı, şartlanmışlıklarımızı, vefasızlıklarımızı tecrübe ettiriyor kitap, durup düşündürüyor, kendimizi sorgulatıyor Mürşit efendi ve kızı Zehra vasıtasıyla. Hele ki etrafımızı bu kadar kötülük, menfaatçilik ve çıkarcılık sarmışken; iyi, temiz, dürüst, vicdanlı ve doğru kalabilmenin imkansız olduğu ya da kullanıldığı bir ortamda bizlerde ön yargılarımızı ekleyerek ne çok doğru bildiğimiz şeylerde yanılıyoruz; ani, hızlı kararlar veriyoruz hatta öyle oluyor ki gerek toplumun bizi o yönde yönlendirmesi gerek bizim kendimizi koşullandırmamız nedeniyle tek derdi biz olan insanları dünyanın en acımasız ve sefil insanı addediyoruz veya tam tersi durumda olabiliyor. Ne büyük yanılgı ne büyük pişmanlık insan olan insan için. Bizlerde günlük hayatın hengamesi arasında farkında olarak ya da olmayarak belki görünüşü belli düşüncesi belki yaşayışına bakarak belki de duyduklarımız nedeniyle insanlar hakkında olumlu ya da olumsuz yanlış hüküm verip yanlış düşünceler besleyebiliyoruz. Böyle olmaması için arada kendimizi, davranışlarımızı, kararlarımızı düşünüp, sorgulamakta fayda var. Hermannn Hesse, Siddhartha adlı kitabında şöyle der: "Hiç kimse bir başkasının yürüdüğü yolda ne kadar ilerlemiş olduğunu göremez, haydutların ve zar atıp kumar oynayanların içinde bekleyen bir Buddha, Brahmanların içinde bekleyen bir haydut vardır.” Şartlar durumu ne kadar zorlaşırırsa zorlaşırsın, insanlar ne kadar sahtekar olursa olsunlar herkese hayata karşı ilkeli olan; iyilik, güzellik bilen, kovalayan, sevgiden yana olan bir kalp ve bunların ayırdında olan düşünce ve hayat görüşü diliyorum.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Puan vermedi·389 syf.··
2022 7. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 10 Şubat 2022 11:14
Kitap başlarda çok sıktı, içine girmekte çok zorlandım. Bunda uzun betimlemelerinde etkisi oldu. Ama ortalarına doğru epey sardı ve sonrası su gibi aktı. Madam Bovary evli olmasına evli ama mutsuz, eşi onu çok sevmesine, ona tapmasına rağmen mutsuz. Eşi yani Charles Bovary tekdüze yaşayan, gözü yükseklerde olmayan,hırs ve arzulardan uzak, olaylar hakkında fazla kafa yormayan, derinlik ve yoğunluktan uzak biri Madam Bovary tam aksine eşyaya, süse, sosyete hayatına düşkün hayatla naşır neşir olmak isteyen biri. Çok detaya girmeyeceğim ama hayatta aynı anda herşeyi elde edemiyor insan. Ya da şöyle söyleyim hiçbir şey dört dörtlük olmuyor. Önemli olan senin nelerden fedakarlık edebileceğin,nelere katlanabileceğindir. Hem beni çok sevsin, her istediğimi yapsın hemde tüm beklentilerimi karşılasın olmuyor. Bu şey gibi evleneyim ama bekar gibi de isteğim gibi yaşayım, ikisi aynı anda olmuyor. Madam Bovary beklentilerini karşılayacak kişiyi, aşkı bulmak için iki defa yasak ilişki yaşadı. Başlarda utana sıkıla sonradan olağan şeymiş gibi sonradan da gerek eşine gerek yasalara gerekse ahlak kurallarının kadınlar üzerinde oluşturduğu baskıya başkaldırmak için hırsla. Belki aradığı heyecanı buldu ama kimse onu eşi gibi sevmedi hatta bu insanlar için geçici bir arzu olmaktan öteye geçemedi bu da onun hatta ailesinin felaketi oldu. Biraz kıymet bilmek gerek sanki. Fazlasını aramamak lazım dediğim gibi hiçbir şey dört dörtlük olmuyor. Madam Bovary'yi anlıyorum ama hak vermiyorum. Charles Bovary'ye üzüldüm. Zavallı adam onu hep sevdi. Bir kere bile olsun karısının onu aldatması ihtimalini bile düşünmedi. Ona ait ne varsa elinden geldiğince muhafaza etti hatta saklamak için öldükten sonra bir tutam saçını kestirdi. Birde insan birini seviyorsa tüm kusurlarını görmezden
Madam BovaryGustave Flaubert · Kapra Yayıncılık · 202140,8bin okunma
Puan vermedi·56 syf.··
2021 10. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2021 20:48
Kitabı okuyan herkes kitabı bitirdikten sonra eminim Bay Salomonsohn'un başına gelen bir gün benim de başıma gelir mi? Diye yutkunarak sormuştur kendine. Sen yıllar yılı çalış, didin dur; kendinden, hayatından fedakarlik yap onların rahat yaşamalarını sağla sonra seni görmezden gelsinler senden utansınlar hatta hakaret etsinler. Hani çok sıklıkla duyarız ya da bize karşı kullanılacak diye korktuğumuz o cümle var ya "ne kadar fedakar olursan ol gün gelir yapmasaydın olur" diye aslında o mesajı da barındırıyor kitap.Bay Salomonsohn'un ailesini eleştiriyoruz ama belki bizde günlük hayatın hengamesi arasında farkında olmayarak birilerini acımasızca reddedip, görmezden gelerek kalbinin çökmesine neden oluyoruz. Eğer sonuna kadar arkasında duramayacaksak veya o insanı bir gün göremezden gelecek isek kimsenin bizim için hayatını feda etmesine müsaade göstermemeliyiz.
Bir Kalbin ÇöküşüStefan Zweig · Can Yayınları · 201820,5bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2021 9. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2021 12:58
Kitabın içine girmekte ilk başlarda çok zorlandım. Telaffuzu ve akılda tutması zor çok sayıda isimler vardı. Ancak sonradan kitap sizi içine çekiyor zaten. İlk dikkatimi çeken Tolstoy'un olaylara objektif ve tarafsız bakabilmesi oldu. Satır aralarında Ruslara, yaşayış biçimlerine keskin eleştri var. Hatta Rusların bir Çeçen köyünü nasıl yakıp yıktılarını yok ettiklerini tüm gerçekliği ile anlatıyor. Belki bunda savaşı ne kadar gereksiz ve anlamsız bulduğunun da etkisi olabilir. Biz kendi milletimize ve tarihimize böyle eleştiri yapacak olsak mesela Osmanlıyı eleştirecek olsak herhangi bir nedenden dolayı saniyesinde vatan haini ilan edilirdik çünkü biz tarihimizin sadece kulağımıza hoş gelen gururumuz okşayan taraflarını duymak istiyoruz. Tolstoy'un insan ve yaşam sevgisine de vurgu yapmak isterim.Tolstoy aslında bu çatışma ve savaş sırasında sadece çocukların, kadınların kısaca insanların ölmediğini ;sevgilerin, sevgililerin, özlemlerin, hasretlerin, umutlarında öldüğünü vurgulamak istiyor. Bir insan bir sevgi kolay doğmuyor öldürmek de bu kadar kolay ve ucuz olmamalı. Kitapta ayrıca bol bol din ve inançlara bunların farklılıklarına vurgu yapılıyor. Hacı Murat'ın kimi yerde cesur kimi yerde azimli kimi nerde mücadeleci ve sonu hazin hikayesini çok çok beğendiğimi söylemek isterim. Kitapta bunun dışında beni etkiyen iki karakter Petruha ve Marya Dmitriyevna oldu. Son olarak biz tarihi genelde hep kendi açımızdan bakıyoruz ya da öyle öğretiyorlar. İşte Osmanlı-Rus savaşı ya da Osmanlı-İran veyahut Osmanlı-Avrupa mücadelesini gibisinden. Şöyle kendimizi bir kenara bırakarak Avrupalıların kendi mücadelesini görmek bilmek hem güzel hem keyifli oluyor. Mesela kitapta olayların geçtiği dönemlerde Napolyon mutlaka bir yerde karşınıza çıkıyor tarihte gerçekten büyük iz
Hacı MuratLev Tolstoy · Ren Kitapevi · 202018,4bin okunma