Uzun süredir okumak istediğim, birçok insan tarafından şiddetle okumam önerilen bu kitabı nihayet okuma fırsatını buldum. Sürükleyiciliği su götürmez olan bu roman, değindiği hassas konular ve merkezine insana tüm dil, din, ırk özelliklerinden sıyrılarak sadece insan olarak bakan anlayışı ile bir başyapıt olarak değerlendirilebilir. Zülfü Livaneli'nin güçlü kaleminin izleri kendini net bir şekilde belli ediyor. Okurken kendinizden geçip zamanı unutabilir, farklı bakış açıları kazanırken içinizde yeni okuma ve araştırma alanlarına karşı ilgi duyabilirsiniz. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020163,9bin okunma
Sıcak suyun altına girmek kadar beni rahatlatan bir şey yok. Temizlikten de öte, bir çeşit terapi gibi. Hele zor dönemlerimde sıcak suyun içine gömülmek ya da tepemden aşağı boşalan sıcaklığı hissetmek kadar iyi gelen hiçbir şey yok.
Üniversite yıllarımda okuduğum Wilhelm Reich bunu, yorganın altına cenin pozisyonunda kıvrılmak gibi, ana rahmine dönme isteği olarak yorumluyordu ama olsun, bazen insan bu dünyadaki kötülükleri görünce gerçekten de böyle bir arzuya kapılmıyor mu?
Muhtardan çıkıp Akdoğan Sokağı'na giderken, bu memleketteki isim değişikliklerine takılmıştı kafam. Niye hiçbir sokağın, caddenin, meydanın, köyün adı aynı kalmıyor, sürekli değiştiriliyordu acaba? Tarihten kaçmak için mi? Her şeye sıfırdan başlamak için mi?