Kendileri çalıp kendileri oynuyor yani; istedikleri gibi dünyaya getiriyorlar ve ardından yine istedikleri görevleri bana yüklüyorlar. Neden bu görevleri benim üstlenmem gerekiyor? Üstelik bir gün pişman olacağımı söyleyerek beni sürekli tehdit ediyorlar. Pişmanlık da benim pişmanlığım bundan kime ne? Bu durumda bana verdikleri adla yaşamaktan başka çarem kalmıyor.
Demem o ki benim anladığım kadarıyla sevgi denilen şey, uç bir kavramdı. Yani doğru dürüst tanımlanamayan bir şey, zorla bir kelimenin içine tıkıştırılmıştı. Ne var ki bu kelime de aşırı derecede kullanılmaktaydı. İnsanlar, sırf keyfimiz yerinde ya da teşekkür ederiz demek için sevgi keli mesini umursamazca ağızlarına alıyorlardı.