En temel farklılık, Bektaşilerin daha çok şehirlerde yaşamalarına karşın, Alevilerin göçebe/yarı göçebe çevrelerde yaşamaları şeklinde ortaya çıkmış sosyal bir farklılıktır. Ancak tarihsel olarak doğru olan bu farklılık, günümüzde anlamını yitirmeye başlamış, Alevi ve Bektaşi grupları nitelemek üzere "Alevilik" adı yaygın olarak kullanılır olmuştur...
Son zamanlarda yayınlanan kimi popüler yayınlarda yer alan, "Alevi" sözcüğünün "alev" sözcüğüne dayandığı yönündeki iddialar da ancak bir zorlamadan ibaret olup bilimsel dayanaktan yoksundur...
Eğer ki mutluluğu geçici hazlar olarak tanımlar ve daha fazlasını deneyimlemeyi arzularsam, bitip tükenmeyecek bir arayışa girmekten başka çarem olmayacaktır. Onlara eriştiğim anda da kolayca yok olacaklardır; geçmiş hazların sade anıları beni tatmin etmeyeceğine göre sürekli yeniden başlamam gerekecektir. Bu arayışla yıllar boyu devam etsem de, sürdürülebilir kazanımlara asla ulaşamayacağım gibi daha fazla haz arzulardıkça daha stresli ve doyumsuz olmam kaçınılmazdır. İnsanlar gerçek mutluluğa erişmek için haz arayışlarını hızlandırmamalı aksine yavaşlatmalıdır...