hsynyrs

Nice genç vardır ki, saatlerce vakitlerini evde makyajla öldürürler. Bunlar, değerli vakitlerini ilmi çalışmaya veya dini konularda derinleşmeye ayırsalardı epey mesafe kat eder, emsallerini geride bırakırlardı.
Reklam
Tek hedefleri midelerini tıkabasa doldurmaktan ibaret olanlar, büyük işleri çözmeye namzet olamazlar, fedakarlık ve cihat nedir bilmezler. Hz.Peygamber şöyle buyurmuştur “Ahirette açlığı en çok hissedecek olanlar, dünyada en çok yiyenlerdir.” Müzmin hastalık ve rahatsızlıkların çoğu aşırı yemekten kaynaklanmaktadır. Bir hadiste “İnsanın doldurduğu en kötü kap, midesidir” denilmiştir.
Sayfa 189·Kitabı okuyor
Çocukların gördüğü rüyalar da sahih rüyalardandır. Cihan güzeli Hazret-i Yusuf o meşhur rüyasını gördüğünde yedi yaşında bulunuyordu. Kur'ân-ı Kerim'de beyan edildiği üzere Yusuf (a.s.) babasına şöyle demişti: "Babacığım, ben, rüyada onbir yıldızla güneşi ve ayı gördüm. Gördüm ki, onlar, bana secde ediyorlar."
Nefsin ve hevânın arzusundan meydana gelen rüyalar da vardır. Onlar da tıpkı şunun gibidir ki, insan kendisini rüyada çok sevdiği biri ile görür, veya bir şeyden korkar da o şeyi görür, veya aç olduğu için leziz yemekler yediğini, ya da midesinin dolu oluşundan kustuğunu görür.. (Bunların hepsi kendi kuruntusu ve nefsinin arzusudur. Tabii ki sahih rüya olamazlar..)
Kasım B. Muhammet anlatıyor: Hanımı vefat edince Muhammet B. Ka’b taziyeme gelip şöyle dedi. İsrailoğullarından, alim,abid , çalışkan ve fakih birinin çok sevdiği hanımı vefat edince, ona çok üzülmüş, öyle ki evine girip kapıyı üstüne kilitlemiş ve kimseyi yanına kabul etmemiş. Durumu fark eden bir kadın gidip kapıcısına şöyle demiş: onunla mutlaka görüşmem gerek, ona soracaklarım var. Kapıda biraz beklemiş, kapıcı durumu Alime bildirince kendisini izin vermiş. Kadın, Alime senden bir şey sormak istiyorum demiş alim: sor demiş, kadın: Komşu bir kadından bir miktar ziynet eşyası aldım, bir süre onu taktıktan sonra geri vermemi istiyor, kendisine geri vereyim mi? Demiş, Alim: elbette geri vermen gerekir demiş. Kadın: Ama yanımda epey zaman kaldı demiş. Alim: onu bekletmen, geri vermeni daha fazla gerektirir demiş. Kadın: Allah günahlarına affetsin, bunu dediğin halde, nasıl olurda Allahın uzun zaman sana verdiği ve senden daha fazla hakkı bulunduğu bir emaneti geri almasını üzülürsün demiş. Alim kadının bu irşadından istifade ederek içinde bulunduğu hatayı anlamış ve Israrından vazgeçmiş.
Reklam