Kasım B. Muhammet anlatıyor: Hanımı vefat edince Muhammet B. Ka’b taziyeme gelip şöyle dedi. İsrailoğullarından, alim,abid , çalışkan ve fakih birinin çok sevdiği hanımı vefat edince, ona çok üzülmüş, öyle ki evine girip kapıyı üstüne kilitlemiş ve kimseyi yanına kabul etmemiş. Durumu fark eden bir kadın gidip kapıcısına şöyle demiş: onunla mutlaka görüşmem gerek, ona soracaklarım var. Kapıda biraz beklemiş, kapıcı durumu Alime bildirince kendisini izin vermiş. Kadın, Alime senden bir şey sormak istiyorum demiş alim: sor demiş, kadın: Komşu bir kadından bir miktar ziynet eşyası aldım, bir süre onu taktıktan sonra geri vermemi istiyor, kendisine geri vereyim mi? Demiş, Alim: elbette geri vermen gerekir demiş. Kadın: Ama yanımda epey zaman kaldı demiş. Alim: onu bekletmen, geri vermeni daha fazla gerektirir demiş. Kadın: Allah günahlarına affetsin, bunu dediğin halde, nasıl olurda Allahın uzun zaman sana verdiği ve senden daha fazla hakkı bulunduğu bir emaneti geri almasını üzülürsün demiş. Alim kadının bu irşadından istifade ederek içinde bulunduğu hatayı anlamış ve Israrından vazgeçmiş.