Bilgeler, doğal dünyanın Cennet’in bir görüntüsünden ve bir suretinden başka bir şey olmadığını anladılar. Tek gerçek şudur ki, var olan bu dünya, bundan daha mükemmel bir dünyanın var olduğunun güvencesidir. Tanrı bu dünyayı, insanlar, görülen nesneler aracılığıyla manevi öğretileri ile bilgisinin mucizelerini anlayabilsinler diye yarattı. Ben buna Eylem diyorum.
Mahbube uyan!
Varsın olmasın cihanda sesimizi duyan.
Dinleseler sükûnetin vaveylasını
Her mecnun bulur elbet Leylasını.
Şimdi tumturaklı hayaller peşimize takılır.
Bu dolunay hatrına bin yıldız yakılır!
Bıkmadan, usanmadan bakılır da bakılır…
Şimdi başka gökyüzü.
Yüz, göğü gözlüyor; gök, yüzü…
Hazırlan Mahbube;
Çünkü hazır yeryüzü!
Aslında biz
her iklimde
her satırbaşında vardık…
çıklardaydık…
bak tükettin içimi düşkıran!
sana azaldım…
bir kuş gibi ölüyorum her gece…
senli ve kırık düşlerimi sattım beş para etmedi…
şimdi her dönemeç
avuntusuz çıkmazlara
çıkıyor…
"Küstürmeyin insanları hayata. Sonra her şeyden vazgeçiyorlar. Yaşamaktan, güzel olan her şeyden. Bir odada yalnızlığı; bir dağ başında kalmayı, bir adada mahsur kalmayı, nerede bir yalnızlık varsa onu istiyorlar. Küstürmeyin işte bazı insanları. "