Okurken yazarın korku duygusunu ne kadar derin ve sarsıcı bir şekilde ele aldığını özellikle hissettim. Irene’nin iki çocuğunun kavga ettiği kısımda, onun içindeki korku ve utanç duygusunun birbibirini nasıl beslediğini çok iyi aktarmış. Okurken Irene’nin nefes alışındaki titremeyi bile duyuyormuşum gibi geldi. Irene’nin kontrolünü kaybedişi ve zihninin dar bir koridora sıkışması beni gerçekten etkiledi. Bunun yanında, kocasının onu geri kazanma çabası—kitabın yazıldığı dönemi düşündüğümde—bana hem şaşırtıcı hem de dokunaklı geldi.
Anne, insanı sevgiyle büyüten, umutlarını yeşerten, adımlarına yön verendir. Ve uykuya dalman için şarkılar söyleyen, gecenin karanlığına gizlenmiş bir canavardan korktuğunda sana cesaret aşılamak için elini tutandır.