Hepsini unutacaksınız; anlayışsızlığı, ihaneti, haksızlığı, aldırışsızlığı, hızla geçen zamanı, hiç geçmeyen zamanı, kavuşamadıklarınızı, yalnızlığınızı, yenilgilerinizi...
Bu boğucu gök altında yaşamak, bu iklimden çıkmamızı ya da kalmamızı buyurur. Birinci durumda oradan nasıl çıkıldığını, ikinci durumda ise neden kalındığını bilmek söz konusu.
Ama tutkularımızla yaşayabilecek miyiz, yaşayamayacak mıyız, yüreğimizi bir yandan coştururken, bir yandan da yakacak olan derin yasalarını benimseyecek miyiz, benimsemeyecek miyiz, işte bütün sorun bu.