Hatice

Hatice
@vadidekiizambak / İnstagram AZRAHSEN
İnsan hayattayken yan yana gelemediği, zamanı onsuz saydığı, günleri onsuz geçirdiği birinin yanına gömülerek hangi eksikliği telafi edebilirdi?
Sayfa 42·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·72 syf.··
2025 8. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ekim 2025 14:19
Roman küçük bir Rus kasabasındaki akıl hastanesinde geçer. Kasabanın hastanesi harabe hâlindedir en kötü durumda olan yer ise 6. Koğuş adındaki akıl hastaları bölümüdür. Buradaki hastalar; hepsi ihmal edilmiş, toplum tarafından unutulmuştur. Başhekim Dr. Ragin, Gromov ile tanışır. Gromov, aslında deli değildir; sadece hayatın adaletsizliğine aşırı duyarlı bir insandır. Toplumun iki yüzlülüğünü ve insanların kayıtsızlığını görüp öfkeye kapılır. Onunla yaptığı felsefi konuşmalar Dr. Ragin’in dünyasını sarsar. Çehov burada insanın varoluşuna dair karamsar ama gerçekçi bir düşünceyi ortaya koyar: acı, hayatın kaçınılmaz bir parçasıdır. Hayatın anlamı, ölüm, özgürlük gibi derin konular sade ama vurucu biçimde işlenmişti. Toplumun akıllı dediği insanların vicdanı susmuşken, deli diye damgalananların yüreği hâlâ yaşamın adaletini arıyor. Çehov bu hikâyede bir hastane duvarı arkasında değil, aslında bir toplumun çürüyen vicdanında dolaştırıyor bizi. Dr. Ragin ve Gromov’un konuşmaları, aklın mı yoksa duyarlılığın mı daha ağır bastığını sorgulatıyor. Belki de delilik fazlasıyla hissetmek, görmezden gelememektir.
1K
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,4bin okunma

Hatice

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.··
4 saatte okudu
·
2025 8. kitabı
Anton Çehov
8.1/10 · 87,4bin okunma
“Aklın delilikten farkı ne? Herkesin yaptığına uyan şey akıl, aykırı olan delilik mi?”
Herkesin babası bir kere ölürdü. Alır götürür, yıkar,kefenler, toprağa gömer ve sonra arada bir acıyla hatırlanan bir ölüye dönüşürdü babalar. Benimki yıllardır tekrar tekrar ölüyordu. Bir bakışla, bir sözle,upuzun bir suskunlukla, havaya kalkan bir parmakla, sallanan bir elle, bir iç çekişle ölüyordu babam..