Önceki Gece Kitabın ilk yüzüncü sayfasında kitabı bırakacaktım. O kadar çok sıkıldım ki kitaba bir türlü giremedim. Yarım da bırakmak istemedim kendimi biraz zorlayayım dedim iyi ki zorlamışım gerisi aktı gitti. Çok az gerilim vardı kitabın yarısına geldiğinizde kitabın sonunda ne olacağını anlıyorsunuz. Bir günümüze , bir geçmişe , birde kızın çıktığı randevu gecesine gidip geliyorsunuz. Buna rağmen kitap hiç germiyor. Bir ara dedim ki her halde kitap beni ters köşeye yatıracak yok oda olmadı. Ben daha çok kızın geçmişte ne yaşadığını merak ettim ve daha sonra öğrenince kıza üzüldüm.
Herşeyden önce şunu söylemeliyim ki evren çok güzel kitabın konusu güzel bunları çok sevdim
Şimdi gelelim asıl meseleye kızımız beni yine sinir etti bu sefer Dante saplantısı gitti ama kızımız o kadar düşmeden hakaret ediyor ki kitaba bağırmak istiyorsun. Bunu da yapma artık dediğim çok saçmalığı oldu ama kızımız durmayıp onları da yaptı. Yazar neden bu kadar güzel kitaba böyle bir ana karakter yakıştırmış gerçekten bilmiyorum . Kitapta herşey sakın ilerlerken bir anda son 150 sayfada kaos oldu. Kitap çok güzel akıyor, okutuyor da kendisini ama işte Fallon'a biraz sabır göstermek gerekiyor. Serinin 3. Kitabını da en kısa zamanda okuyacağım.
İnsanlığımı Yitirirken Öncelikle eğer psikolojik ve bağımlılık ile ilgili probleminiz varsa lütfen okumayın !
Sizlere o herkesin ya çok sevdiği ya da nefret ettiği kitapla geldim. Ben yazarla ilk kez bu kitapta tanıştım bu benim için biraz kötü oldu çünkü yazara ön yargı oluşturdum.
Kitabı okurken içim karardı bir insanın hiç mi olumlu düşüncesi olmaz bu arkadaşın hiç yok hem de çocukluğundan beri yok. Kitabı okurken altını çizdiğim çok yerde oldu bu
Osamu Dazai yüzden nefret kesiminden değilim ama seven kesimden de değilim çünkü yazarın otobiyografisi olması beni kitaptan soğuttu. Bu yazarın düşünceleri bu yazarın kendisi dememe sebep oldu. Tamamen kadın düşmanı birisi ve o kadar imkanın içinde yapmak istediklerini bile yapmıyor. Bilmiyorum kadın düşmanlığı ve bunun yazarın kendi düşünceleri olması kitaptan soğumama sebep oldu.Bu tarz yorum yapanlara da o adamın yaşadıklarını anlamıyorsunuz diye eleştirmişler ama kimse bir kadının *lümüne sebep olduğunu konuşmuyor ve bu çok önemsiz gibi bir iki sayfa sürdü sadece. *ntihar edelim dediler ve birlikte intihar ettiler ama kadın öldü ve adam zerre üzülmedi. Ne kadar zor şeyler yaşamış olursa olsun bu denli kadınları aşşağılaması bana normal gelmiyor gelmeyecek.
Çırpınan Kanatlar Evi Evet serinin ilk kitabıyla geldim
Seriye başlarken hiç beklentim yoktu klasik kurgu olur diye düşünmüştüm ama yazar beni şaşırttı. Kurgusu çok güzeldi. O dünyanın içinde olma hissini seviyorum ve bu dünya beni içine çekti. Diyalog olarak yeterli, romantik ve gerilim dozu ayarınca olan güzel bir kitaptı. Kitap bu kadar güzelken beni sinir hastası eden neydi peki? Evet, ana karakterimiz Fallon Okurken beni sinir hastası etti. Bir ergenle mücadele etmişim gibi hissediyorumKehaneti öğreniyorsun ay Dante geleceğini görüyorsun ay Dante adamı tanımadan nefret ettim bu kız yüzünden. Dante'm yapmaz diyip durdu. Dante de bunu küçükken öpmüş birisi, bu da o zamandan beri Dante'ci olmuş Sadece olay Dante de değil.
Sürekli ailesine , arkadaşlarına yalanlar söylüyor, O Dante'sini bile aldatıyor hatta aldattığı kişide ondan hoşlanıyor, bile bile aldatıyor. Kadın karakterimiz korkunç diyebiliriz, umarım karakter gelişimi çok iyi olur.
Konusuna gelirsek. ..
Fallon Rossi kadın karakterimiz yarımlık ( yarı fae .)Geçimini sağlamak için bir meyhane çalışıyor. Ülkenin prensi olan Dante ile hem çocukluk arkadaşı hem de ona aşık. Bir gün karşına bir kahin çıkar ve ona beş demir kargayı birleşirse Kraliçe olacağına söyler. Kızımız Dante ile evlenme hayali ile bu Kehaneti gerçekleştirmeye başlar . İlk karga da karga canlanır ikinci kargayı birleştirdiğinde karga konuşmaya başlar...
İş Arkadaşı Yazar bize güvensizliği mi aşılıyor anlamıyorum. Uçan kuştan bile şüphe etmemize sebeb oluyor. Birine güveniyorum, üzülüyorum sonra da bana kazık atıyor gibi tüm karakterler. Hele ki bu kitapta karakterler korkunçtu, hiç birini sevmedim.
Yazar bu kitapta bize günümüzün en büyük problemi olan akran zorbalığını ele alıyor. Okul hayatında başlayan zorbalık iş hayatını bile ele geçirebiliyor. Freida McFadden bu konuyu gerilimle harmanlayıp bize sunmuş. Kitabı sevmemin bir sebebi de bu oldu.
Yazarın tüm kitaplarını almak istiyorum 🩷
Dawn Schiff, besin takviyesi firmasında muhasebeci; biraz içine kapanık, garip bir tipti. Hergün tam saatinde işte olurken bugün işe geç kalır. İş arkadaşı Natalie bu durumdan biraz endişelenir ve Dawn aramaya çalışır ama ulaşamaz en sonunda evine gitmeye karar verir. Eve gittiğinde etrafta kan damlaları görür ve hemen polisi arar bu olayın onun hayatını nasıl tepe taklat ettireceğinden habersizdi.