Hatice Kübra

Hatice Kübra
Tek başınalığın yolcusu
Doktor
Üniversite
7 Şubat 2001
88 okur puanı
Ağustos 2022 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ertesi gün radyonüklid taraması vardı. Enjekte edilen maddenin bir süre sonra metabolik aktivite olan yerlere yerleştiği ve bir doktorun tabiriyle sizi Noel ağacı gibi ışıldattığı tarama. Kulağıma masumca gelen "metabolik aktivite" denen şeyin aslında çoğu zaman tümör veya metastaz anlamına geldiğini kısa sürede öğrenecektim.
Reklam
Merdivenleri dördüncü kata kadar tek başına hiç dinlenmeden çıktı, hatta buna kendisi bile şaşırdı. Üç defa daha tırmanacaktı bu merdivenleri (ve sadece iki defa inecekti), ama o zaman bunu hâlâ bilmiyorduk. Her seferinde daha yavaş ve daha zor çıkıyordu, son seferinde katlar arasında dinlenebilmesi için yanımıza bir sandalye aldık. Altmış dört basamak vardı, içimden sayıyordum, onun da saydığından eminim. Tırmanacak toplam yüz doksan iki basamağı kalmıştı.
Bu ataerkil enlemlerde derler ki, çocuklar ağlıyorsa korkacak bir şey yoktur, ama yetişkinler ağlıyorsa o zaman vardır.Ya aynı anda hem çocuk hem yetişkinsen ve babanın ölmekte olduğunu daha yeni öğrenmişsen..
İnsan ebeveynini hayalinde defalarca defneder. Onların bir gün öleceği korkusu, en erken korkularımızdan biri olmalı. Çocukken gece yarısı kalkıp annemin nefes alıp almadığını kontrol ederdim, diyor bir arkadaşım. Bir çocuğun, tek başına kaldığında, onlarsız yaşayamayacağı kişiler için duyduğu doğal endişe. Onlar için midir, yoksa çocuğun daha çok kendisi için duyduğu bir korku mudur bu? O anda böyle bir ayrımın olup olmadığından bile emin değilim. Korku tek ve aynıdır. Benim ilk korkum da buydu, tekrarlanan ilk kâbusum, ilk yazma nedenim.
Elli yıl sonra onu yeniden iplerle yavaş yavaş aşağı indireceklerdi. Bu kez sadece iki metre. Ve onu yine düşürmelerinden korkacaktm, hafifçe bir yana eğiliyorlar, sonra doğruluyorlar, bunu iş olarak yapan dört adam. Yine altı ve aynı anda elli altı yaşındayım ama bu sefer hiç umudum yok.
Reklam