Ön kapakta Türkan Şoray, arka kapakta Selim İleri, "Kimseler anlayamazdı sevgimi." Sahi, sevgi neydi?
"Nefret mi daha güçlü bir duygu yoksa sevgi mi?"
İlyas mı yoksa Cemşit mi?
youtube.com/shorts/18Re3OSh...
"Hayatta sadece aşk acısı yoktu, yaşanan başka acılar da vardı." (s. 4)
Selvi Boylum Al Yazmalım, çocukluğumun filmiydi, her izlediğimde kızardım Asya'ya, neden gitmedi İlyas'a diye, büyüdükçe hak verdim, sevgi emekti, emek Cemşit'ti. O zamanlar bir kitaptan geldiğini dahi bilmiyordum, sonradan "hayatımın yazarı" diyeceğim ve bütün kitaplarını bir bir okuyacağım Cengiz Aytmatov ile tanışmamıştım bile.
"Şey, adım İlyas benim.
- Benim de Asel..."
"At aynı ize binlerce kere basarmış. Belki bir gün yine karşılaşırız."
İnsanın hayatını tercihleri belirliyordu ama hata yapmaya meyyal olarak yaratılmıştı. Ve bazı hataların bedeli her şeyden ağırdı.
"Elveda, Asel! Elveda, al yazmalım, selvi boylum! Elveda, sevgilim, aşkım! Mutlu olman dileğiyle!.."
Bir döneme damga vuran kadın Türkan Şoray, KafkaOkur - Sayı 89 (Haziran-Temmuz 2024)'un bu sayısına da damga vuruyor ve dergisinin yarısında onun hayatının panoramasını görüyorsunuz, çocukluğu, sinemaya girişi, filmleri; Balıkçı Azize, "Her şeye sahip olmak isteyen, elindekini de kaybeder," Vesikalı Yarim, "Sevgi de yetmiyormuş, çok eskiden rastlaşacaktık," Devlerin aşkı, "Nefret kurtuluş değil, aşktan kaçılmaz çünkü," Selvi Boylum Al Yazmalım, "Elini tuttum sıcacıktı, yüreği elimdeymiş gibi." Sinemanın bütün jonleriyle kesişen bir kariyer; Kadir İnanır, Tarık Akan, Cüneyt Arkın, Sadri Alışık, Ayhan Işık... Adeta bir Yeşilçam şöleni yaşatıyor size. Okurken birçok sahneyi açıp uzun uzun izledim. Ve günümüzde neden televizyon izlemediğimi bir kez daha anladım. Zirvede gözümüzü açmışız, daha aşağısı kesmiyor bizi.
Haydar Ergülen sever misiniz?
"Umarım