İnsanın kendisinden daha ölümcül bir düşmanı olabilir mi acaba?
Yanıt evetti.
İnsanlar göremeseler de, düşman her yerdeydi. İçlerinde. Soludukları havada, içtikleri suda. İnsanlık tarihi boyunca onların cezaları olmuştu ve onlar yeryüzünden kaybolduktan sonra da yaşamaya devam edecekti. Düşman, mikrobik dünyaydı ve yüzyıllardır insanlığın bütüm savaşlarının toplamından daha fazla insan öldürmüştü.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Lorenzo? dedi Carlo. "Ne yazıyorsun sen? O notalar ne öyle?"
Lorenzo kafasını kağıttan kaldırdığında müzisyen arkadaşının ona baktığını gördü. "Bir vals," dedi ona.
"Ölenler için."
"Aşk," diye mırıldanıyor.
"Ne?"
"Duymuyor musun? Bu müzikte öyl3 bir tutku, öyle bir acı var ki. Daha parçanın girişindeki ilk on alti mezürde bile hüznü ve özlemi hissedebiliyorsun. Sonra, on yedinci mezürden itibaren tedirginleşmeye başlıyor. Notaların hızlanışını, müziğin tırmanışını duyuyorsun. Gözümde, birbirine sırılsıklam âşık bir çiftin çaresizliğini canlandırabiliyorum."
Dönüp bana bakıyor. "Incendio. Bence bu aşk ateşi."
Ah, ne muhteşem bir müzik bu! Altından kalkabilirsem tam bir sahne eseri. Notalar artık skalayı bile zorlamaya başladığında bütün hakimiyetimi kaybediyorum, pozisyonlar kaçıyor, tonlar bozuluyor, müzik çılgın bir noktaya doğru tırmanırken sol elime kramplar giriyor.
O anda küçük bir el bacağımı tutuyor. Tenimde bir sıcaklık ve ıslaklık hissediyorum.
Çalmayı bırakıp aşağı bakıyorum. Lily kafasını kaldırmış turkuvaz rengi gözleriyle bana bakıyor....