Aşk nasip işidir, hesap işi değil.
Aşk adayıştır, arayış değil.
Sen adanmış ve yanmışsan bu uğurda, aşk sana UZAK değil!
Bulmak için arama! Ama unutma ki bulanlar da arayanlar olmuştur hep...
Elbette nasibinle buluşursun ama bunun için birtakım koşullar ve engeller koyma ortaya. Koşullar, buluşmayı geciktirir, zora sokar.
Sen kapıyı çalmaya devam et, o kapı elbet açılır. Sen yeter ki vurmayı bil, ne zaman açılır bilmem, yeter ki kapıda beklemeyi bil.
“Her gün bir yerden göçmek ne iyi Her gün bir yere konmak ne GÜZEL Bulanmadan, donmadan akmak, ne hoş!
Dünle beraber gitti CANCAĞIZIM Ne kadar SÖZ VARSA düne ait
Şimdi yeni şeyler söylemek LAZIM...”
Kitabı, arka fonda ney sesi dinliyormuş gibi okuyunca ayrı lezzeti oluyor. E hadi buyurun
youtu.be/302tZyWbAas
Ağır ve edepsiz üslüpla dini eleştirmiş, hatta eleştirmekle kalmamış dil uzatmış. İnsanı hayvan olarak gören bu kişiye saygı duyulması elbette beklenemez. Okurken gerçekten rahatsız oldum.
Çocuk kitabı kostümü giymiş bir yetişkin kitabı aslında. İsminden de anlaşılacağı üzere her şey abartılmış. Alışveriş, sevgi, beklentiler, eğitim sistemi.
.....Şimdi bakıyorum da eskiden biz çok mutluymuşuz. Ne zaman ki teknoloji ilerledi. O zaman mertlik bozuldu. Alışveriş mi? Tıkla gelsin...Tüketim çılgınlığı günden güne çığ gibi büyüyor. İhtiyacımız olmayan şeyleri de almaya başladık. Sanki bir simülasyon oyununun içindeymişiz gibi .Her geçen gün dünü özlüyorum.
Aslında kitabı tek kelimeyle bile özetleyebilirdim
Buyrunuz Kapitalizm.....
Abartma TozuŞermin Yaşar · Taze Kitap · 20198,1bin okunma
İlk okumaya başladığımda çok zorlandım. Çünkü konu ilerlemiyordu. Odaklanma gerektiriyor. Konusu gerçekten karışık geldi. Kitabın ilk yarısı Cem'in ağzından, diğer yarısı da kırmızı saçlı kadınının ağzından yazılmış. Esasında kitabın içinde efsane de olsa Oidipus geçiyor. Kırmızı saçlı kadının henüz 16 yaşında olan Cem i istismar ettiği göze çarpıyor. Siyasi desem değil, toplumsal sorunları ele almış desem hiç değil, yani başı sonu belli olmayan olaylar silsilesi söz konusu olmuş.
Bu kitap bize ne katar?
- Öğretmen arkadaşlar da bilir ki gelişim psikolojisinde 3-6 yaş erkek çocuklarda oidipus kompleksi görülüyor. Kitapta da oidipus kavramı şekillendirmiş gidişatı.
Kitabı okuyacaklara sesleniyorum. Okumamakla bir şey kaybetmiş olmazsınız
Mutlu olmanın bakış açısını felsefi yolla dile getiren bir eser. Felsefeye ilgisi olanlar mutlaka sevecekler. Mutluluk aslında içimizde yani özdedir. Özümüz mutlu olursa bedene de yansır. Burada tümevarımsal yaklaşım sergilemek daha doğru olur.
Üç bin yıl ya da bundan on binlerce yıl fazla da yaşayacak olsan, yine de kimsenin o an yaşadığından başkasını yaşayamayacağını ve kaybedemeyeceğini, dahası o an kaybetmekte olduğundan başkasını yaşayamayacağını hatırla! Yaşamın en uzunu ile en kısası en nihayetinde aynıdır. “Şimdi” herkes için aynıdır, ölen aynı olmasa da, bu şekilde görülür yitirilenin sadece “an” olduğu. Zira bir insan ne geçmişi yitirebilir ne de geleceği, öyle ya bir insandan sahip olmadığı bir şey nasıl alınabilir? O halde şu iki şey insan zihninden hiç çıkmamalı: Birincisi, ebediyetten gelen her şey biçimlere benzer ve bir çember çizer, bir insanın yüz yılda, iki yüz yılda ya da sonsuz zaman diliminde aynı şeyleri görüp görmemesi arasında hiçbir fark yoktur.
İkincisi, en uzun yaşayan da en kısa sürede ölecek olan da en nihayetinde aynı şeyi yitirir, “şimdi” bir insanın yoksun kalabileceği tek şeydir, eğer bu doğruysa, “şimdi” aynı zamanda insanın sahip olduğu tek şeydir. İnsan sahip olmadığı bir şeyi yitiremez.