Hülya

Hayata bağlılık bu demekti zahir. Bir dakika sonra öleceğini bile bile bir dakika daha fazla yaşayabilmek için çırpınmak bu demekti.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Zaten yol boyunca, Yasa-vul Ağası'nın beni neden kumaşların, ipek oyaların ve atlasların olduğu sandığa koymadığına; en azından terki, kamçılar, koşum takımları, mestler, çizmeler, çarıklar ve peştemallerin olduğu yükler arasına lâyık görmediğine söylendim durdum içimden. Bu coğrafyalarda onca kervanlar saf kehribar ve kırmızı mercan kakmalı abanos, servi ve hatta ni sindiyandan, kadife astarlı musanna sandıklarda gazeller, kasideler, mesneviler taşımışlarken, o şiirlerden hiçbirisi benim gibi dört köşe ağaç sandığa mahpus bir köle muamelesi görmemiştir herhalde.
Bir kitapta yazarın ilk yazdığı değil, okuyanın son söylediği cümle önemlidir muhakkak.
Herkesin keyfi yerinde görünüyordu. Fakat hiçbir zaman herkesin aynı anda keyfi yerinde olamayacağından, herkes tanımının içinde yer alan birileri keyfi yerindeymiş gibi davranırlar.
Askerin kendi iradesi olmaz. Bu savaşa katılırken irademizi komutanlara vermiştik işte .