Humay

Humay
𝑬𝒏𝒂𝒎𝒐𝒓𝒆𝒅 𝒘𝒊𝒕𝒉 𝑻𝒓𝒖𝒕𝒉 𝒃𝒆𝒄𝒂𝒖𝒔𝒆 𝒐𝒇 𝒊𝒕𝒔 𝒐𝒏𝒕𝒐𝒍𝒐𝒈𝒊𝒄𝒂𝒍 𝒑𝒖𝒓𝒑𝒐𝒔𝒆
Akademisyen
Felsefe ve Din Bilimleri -Doktora
111 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Elveda Gülsarı Kominst düzenin gerçekçi betimlenmesi
Puan vermedi·224 syf.··
2023 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2023 14:09
Bu eser adından da görüldüğü gibi bir at olan Gülsarı'nın ve onun sahibi Tanabay'ın keşmekeşli hayatının yol arkadaşlığından bahseder. Cengiz Aytmatov'un yazı üslubu ile sizi kendi dünyasından ayırarak Kırgız yörük hayatına doğru güzel bir serüvene götürüyor. Edebi betimlemeler ve hikaye kurgusu ile kendinizi Gülsarı ile Tanabay'ın yanında buluyorsunuz. Gülsarı yörük çobanı olan Tanabay'ın can dostu olan bir yorga at. Eserde bir atla olan macera ve zorunlu yaşam yanında benim en çok dikkatimi çeken olaylar örgüsü Sovyet döneminin sosyalist sistemi içerisindeki düzen. Kolhoz hayatı eski bir Sovyetli için ne türlü zorluluklar bilindiği bir düzendir. Kolhozlar halkın bireysel mülke sahip olma düzenini kati bir şekilde kötüleyen bunu savunanların halk düşmanı olarak ceza almasına, Sibir'e sürgün edilmesine kadar sonuçlanan ağır bir sistemdi. Kendiliğinde ortak mal ile refahın sağlandığını savunan bu sistemin oldukça karanlık ve adaletsizliklerle dolu iç yüzü vardı. Tanabay'ın hayatında bu adaletsizliği usta kalemle işleyen yazar, okuyucusuna gerçekçi tasvirlerle bunu göstermeyi başarıyor. Örnek olarak Tanabay'ın köy sovyetindeki toplantıda 100 koyundan 110 kuzu olacak sözü vermesine zorlanması, sürüyü yayladan getirirken, üst düzey yöneticilerin hiç bir hazırlık yapmamasından dolayı soğuk kış gününde ahırların olmaması, yemlerin temin edilmemesi yüzünden Tanabay ve ailesinin perişan olması ve hayvanları telef olması bölümü romanda Sovyetlerin iç yüzünü ortaya seriyor. Akabinde üst yetkilinin bütün bu durumlardan Tanabay'ı sorumlu tutması, Tanabay'ın onu üzerine yürüyerek bu hareketinden dolayı partiden ihraç edilmesini yazar usta kalemiyle okuyucusuna iletmiş. İkinci ve önemli sahne Tanabay'ın abisine kulak olma iddiasıyla Sovyetler tarafından mallarının müsadere
Edebiyat
Elveda GülsarıCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 202321,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kuşların Felsefesi : Yorum ve Özet
Puan vermedi·172 syf.··
2023 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2023 18:45
İnsan modern dünyada yavru kuş kadar savunmasızdır. Yer yüzünün hükümdarı olduğunu zanneden insan, özünde hayatla olan bağlantısını kopararak, çağın önüne geçmeye çalışıyor. Bu mücadele uğruna zamanından, yeteneklerinden, duygularından feragat ediyor. Değişen dünyada sabit kalabileceği düşüncesinden hareketle tek düze akışa kendisini teslim ediyor. İnsan fiziki özelliklerinden dolayı bir doğa ürünüdür. Yaşam biçimini kendi bilinç, duygu ve alışkanlıkları ile şekillendirebilmesini kendi iradesinden dolayı olduğunu düşündüğü için bütün hayatını antropomorfis düzen üzerinde sabit olduğunu düşünür. Fakat insanın unuttuğu bir gerçek var? Doğa. Doğa hareket ve sükunetin ilkesidir. Devri daim eden sistemde kendisinin idame edecek bir sistem mevcut. İçerdiği tüm parçalar, bir biriyle kendine has nizam ile hareket eder. İnsan bağrından koptuğu doğaya uzaklaştıkça kendi özünden de uzaklaşmış oluyor. Zeka ve pratiklik onu başka canlılardan pozitif anlamda farklılaştırmasına rağmen, aynı zamanda bu nitelik onu parçası olduğu bütüne uzak durmasına neden oluyor. Kuşların felsefesi kitabı özünden uzaklaşan insana kuşlar aracılığıyla doğa ile vahdetini ve aynı zamanda akılla kazanılan olan iradi nitelikleri kuşların doğasıdan gelen özellikleri ile harmanlayarak okuyucunun hizmetine sunuyor. Kuşbilimci yazar Phillipe J. Dubois ve filozof Elise Rousseau ortak çalışması olan bu kitap insanı doğa üzerinde düşünmeye sevk ediyor. Bir kaç örnek üzerinden açıklayalım. Yön bulma sanatı: Her bir kuş türünün doğası gereği özelliklerini anlatarak aynı niteliklerin insanda zaten kabiliyet olarak mevcut olduğunu fakat zamanla teknolojik gelişimlerden dolayı bunları kullanmaktan mahrum kalmasına dikkat çekmesi örneklerden biridir. Kitapta geçen bir ifade de deniz çulluğu ve guguk kuşunun peşlerine
Duygu ve Düşünce
Kuşların FelsefesiPhilippe J. Dubois · Domingo Yayınevi · 20201,642 okunma
Yarım kalan hikaye
Puan vermedi·302 syf.··
2022 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2022 14:46
Üslubu, olay örgüsü ve kahramanları ile Tanpınar romanı. Yarım kalan bir roman. Okuduğum zaman, yazar o müthiş üslubundaki kelimler her romanındaki gibi beni büyüledi. Fakat romanın kurgusu ve olay örgüsü yarım kalmışlıktan olan bir durumdan dolayı hem Tanpınar yansıtmayan, hem de okurun işini odaklanmaya zorlaştıran halde. Bu yüzden okurken dikkatli bakmak gerekir. Romanda fazla karakterler var. Bu karakterler her birinin hayati betimlemeleri gayet başarılı olsa da bana göre genel olay örgüsü ile fazla bütünleşememiş. Eğer Tanpınar bu romanı tamamlamış olsaydı eminim okurun mest olacağı bütünlük ortaya çıkardı. Her okuyucu (Tanpınar'a fazla aşina olan) bu romanı Tanpınar'ın nasıl bitireceğini tahmin edebilir miydi ya da kendisi bir son yazmış olsaydı ''Acaba nasıl yazardım'' diye düşünürdü. Eser sadece kelime ve olaylar bakımından değil, kurgu bakımından da yarım kalmış ve en az 100 sayfa daha yazılabilirdi. Şahsi fikrime göre bu eserin yayınlamasını doğru bulmadım. Çünkü yazarın tamamlamadığı bir eseri bu şekli ile okunmamalıydı. Fakat bir taraftan da bir eseri dahi tanıdığım için mutlu oldum. Her insanın hayat hikayesi Aydaki kadın gibi yarım olarak bitecektir.
Edebiyat
Aydaki KadınAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 20151,264 okunma
Misafir odası
Puan vermedi·112 syf.··
2022 7. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2022 13:09
Ölüyorum ya da ölmüyorum demeyip bugün yaşıyorum desen!? Helen Garner’in Misafir Odası romanından İnsan için en değerli şey olan cana kanser gibi bir hastalık musallat olmuş. Ölüm yaklaşmakta ve kahramanlar bu durumu sıradanlaştırmak çabasına girmiş. Zaman zaman mücadele ve kabullenme devam etse de var olmanın giderek sona erdiği ölümü içselleştirmek asla kolay olmayacaktı. Var olmak,hayatını idame ettirebilmek için bazen “Denize düşen yılana sarılır”tabiri oldukça etkili işlenmiş hikayede. Can yanınca haliyle insanda akıl ve mantık da işlevini yitiriyor ve insan boş umutlara sarıldığından habersiz ilerliyor. Akıl ve mantıkla normal şartlarda düşünmek kolay kimine göre fakat ya hasta birinin çaresizliği durumunda?! Annemin ifadesi ile can candan ayrıdır yaşamayan bilemez. Hikaye bir arkadaş ve onun kanser hastası diğer arkadaşı ile içine düştükleri durumdaki yolculuğundan bahs eder ve bir nevi kahramanları çözüm arayışına sürükler. Eser oldukça gerçekçi tablolarla ifade edilmiş sahnelerle zengin.
Edebiyat
Misafir OdasıHelen Garner · Yapı Kredi Yayınları · 2021584 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2021 18:04
Sıla Hasreti Fabrikası: Nostalji hastalığı yerinden yurdun uzak düşmüş insanların doğduğu, büyüdüğü anılarının yer aldığı memlekete ve geçmişine karşı özlemi ifade eden ağır psikolojik rahatsızlıktır. Yapılan araştırmalarda bu rahatsızlığın kendi evinden hayat şartları sebebi ile uzaklaşmış insanlarda kendi istekleri ile uzaklaşanlardan daha fazla görülmesidir. Her yaş grubunda görülen bu hastalık psikolojik olarak insanı ağır buhrana sürüklemesinin yanı sıra aynı zamanda fiziksel hastalıklara da yol açar. Asıl sıla hasreti ise yazar kitabın konusu ile bağlantılı olarak tanımlar: Sıla hasreti birer göçmene dönüştüğümüz zamandır. Yaşlılıkta insan hiç baş vurmaksızın bir göçmenlik bürosu tarafından uzaklara gönderilir. Hatıralar artık geçmişin ülkesinde yaşamadığı hakkında uyarı yapar. Kişi zamanda sabit kalsa da zamanda yabancı bir ülkeye gelmiştir. Çoğu hayatı sadece anılarda kalmıştır.
Sıla Hasreti FabrikasıDouwe Draaisma · Yapı Kredi Yayınları · 201642 okunma