Batımızda bir Avrupa var ki din, âdet, ahlak, sanat, siyaset vesaire hiçbir şeyin bünyesinde örtülü bir sır bırakmak istemiyor. Doğumuzda öyle değişmez memleketler duruyor ki oralarda her şey karanlık muammalara gömülü.
İnsan yalnız olunca neler neler düşünür.. gerçekleşmemiş hayallerini, uçup giden yıllarını, ilk aşk maceralarını...O pek gerilerde kalan yılları, erişilemeyen ve erişilemeyecek olan bir isteği hatırlamak, düşünmek de hoş bir şeydi. Niye böyle olur? Bunu da bilmez insan. Ama zaman zaman bunları düşünmekten, o günleri yeniden yaşıyor gibi olmaktan hoşlanır.