kalbime, ince küçük cam parçaları saplanıyor
küçükler ama sinsiler, derine iniyorlar
durduramıyorum..
sessiz çığlığım göğüs boşluğumda hapsoluyor
nefes alamıyorum..
acı içinde karanlıkta boğuluyorum,
sesim çıkmıyor, yüzüm ıslanıyor
gözlerim kan kırmızısı bir gökyüzü
gökyüzünden acı yağıyor
damla damla, sessizce
hapsoldum işte
kendi gerçekliğime
gözlerim anlatıyor
kalbim acıyor
Kâinatın büyüklüyü karşısında noktacık, bir kum tanesi gibiyiz. Pascal’ın on yedinci yüzyılda söylediği gibi: “Sınırsız uzayın ebedi sessizliği beni dehşete düşürüyor.”