Travmatik deneyimler her zaman aşikâr değildir. Travmaya ilişkin algınız travmanın kendisi kadar geçerlidir. Bu, özellikle en çaresiz ve bağımlı olduğumuz çocukluk için doğrudur. Sevgi için sürekli kendimize ihanet ettiğimizde, özgün benliğimizle bağlantımızı yaralayacak şekilde değersiz ve kabul edilemez hissettirildiğimizde travma oluşur. Travma, hayatta kalabilmek için olduğumuz kişiye ihanet etmemiz gerektiği temel inancını yaratır.