Öncelikle pek saygın yazarımız Fyodor'un hayatına dair anektodlar vermekte fayda var. I.Nikolay'ın baskıcı rejimine muhalif Patraşevski grubu üyesi olduğu için tutuklandıktan sonra cezası sürgüne ve zorunlu askerliğe çevriliyor. Sibiryadan dönüşüyle cezası da son buluyor.
Merhale; iki anlamı varmış. İlki: Aşama, derece, evre. İkincisiyse; varılması istenen noktaya kadar aşılması gereken yerlerin her biri, konak, menzil.
Müşahhas; somut.
Müessir; etkili, sonuçlu.
İttisal; bitişme, değme, dokunma
Himmet; çaba, çalışma.
Bu yukardaki kelimeler de tarihimizde çok önemli yer tutmuş Hasan Ali Yücel'in önsözünden. Bilmekte fayda var.
Konuyu ve hikayeyi özetlemek yerine bu sefer doğrudan bazı kavramları açıklamaya girişeceğim:
Alabros; kısa ve dik kesilmiş, fırça gibi (erkek saçı).
Parmaklarıyla kravatına fiske vurmak; Ruslar arasında bu hareket, birisinin içmiş olduğuna işarettir. İçtiğime delalet bu hareketi kullanacağım, içersem ve kravatım olursa. Bundan sonra bu kravata bi fiske bile vurulmayacak, bu da içmezsem.
Lukullus; ziyafet sofralarının zenginliğiyle meşhur Romalı bir soylu. Halil İbrahim sofrasından sonra meşhur bir sofra sahibi olarak; Paşa abi. Şaka şaka Lukullus.
Alicenap; yüce gönüllü, cömert. Alicenap bundan sonra ancak apartman isimlerinde vs çıkar gibi geliyor karşımıza.
Hüsar; hafif süvari sınıfının üyesi diye tanımlanan hussar kelimesinin Türkçe'ye uyarlanmış hâli olduğunu düşündüğüm kelime.
Spitz; bir tür köpek cinsi.
Takdis analığı; evlenecek gençler evden kiliseye giderken, ebeveyni tarafından ikonla takdis edilirler. Anne baba olmayınca, bu işi itibarlı kimseler yapar.
Kalaç; pide hamurundan yapılan bir tür ekmek.
Nuh nebiden kalma; modası geçmiş, köhneye çekilmiş eşyalar için kullanılan ifade, cümle içinde birilerinden duysam memnun olurum