Üç yaşlı kadın istasyon binasının içinden onları seyrediyordu, sonra hüsar atını çevirdiği gibi kapıyı bir tekmede kapattı. Oğullarınız gelmeyecek, demek istedi Lucius kadınlara. Görmek isteyeceğiniz bir halde gelmeyecekler.
Sayfa 10·Kitabı okudu
“Primatların çoğu, tropik ormanlardaki yaşama uyum sağlamıştır. Başının ön tarafında bulunan gözleriyle yassı yüzleri, uzamsal bir görüşe sahip olmalarını sağlar ki bu, ağaçlara tutunarak, tırmanarak ve zıplayarak hareket eden türler için hayati öneme sahiptir. Jeladalar, husar maymunları ve insanlar gibi çok az primat, yerde yürümek zorunda oldukları açık alanlarda yaşardı. Bu yüzden, iki ayak üzerinde uzun mesafeler boyunca yürümeye uyum sağlamak zorunda oldukları için ayakları kavrama kabiliyetini kaybeden insanlar, kötü tırmanıcılardır.”
Sayfa 15·Kitabı okudu
Bilim
Reklam
Yeni Kelime: Hüsar
Hüsar: Bir tür süvari birlik üyesi. " Galiba on altı yaşından beri hüsardı."
Sayfa 3 - Albay Yegor İlyiç Rostanev·Kitabı okudu
Matmazel Perepelitsina'ya gelelim. O da... gerçekten, bilmem ki... Son zamanda bir hoş oldu. Tabiatı böyle... Ama ne yaparsın, herkesi kötülemekten bir şey çıkmaz ki... Onu da Tanrı böyle yaratmış işte! Sen onu sığıntı, dalkavuk filan sanma: Yarbay kızıdır. Anneme sırdaşlık, arkadaşlık eder. Sonra hemşirem Praskovya İlyiniçna var. Hakkında uzun boylu söylenecek söz yok; kendi halinde, iyi kalpli bir kadıncağızdır. Telaşlıdır biraz, lâkin öyle bir kalbi var ki!.. Sen, her zaman kalbe bak Seryoja. İhtiyar kızdır, ama galiba şu acayip Bahçeyev ona kur yapıyor; isteyecek besbelli... Ama sakın bundan kimseye bahsetme: Sırdır! Eh, daha kimimiz var bakalım? Çocukları anlatmayacağım, kendin görürsün. Yarın İlyuşka'nın isim günü... Şey! Az kaldı unutuyordum: İvan İvanoviç Mizinçikov bir aydır bizde misafir. Senin uzaktan kuzenin olur. Hüsar üsteğmenliğinden yeni emekliye ayrıldı. Henüz genç adamdır. Gayet asil ruhlu bir zat. Ama elindekini avucundakini öyle har vurup harman savurmuş ki, bunu nasıl, nerede becerdiğini bir türlü anlayamadım gitti. Hoş kendisinin pek bir şeyi yoktu, ama olanı da yedi bitirdi, bir sürü borca girdi. Şimdi bende misafir ... Onu hiç tanımıyordum. Geldi, kendini tanıttı, iyi, sevimli bir genç; sessiz, saygılı bir adam. Bizim evde ağzını açtığını gören olmadı. Hep susar. Foma, alay olsun diye ona " Sessiz Meçhul" adını taktı. Darılmadı adamcağız. Fama ondan pek memnun. Pek zeki olmadığını söylüyor. İvan da ona hiç karşı gelmez, ne dese, "evet efendim"i yapıştırır. Şaşkın mıdır ne ... Neyse, onu da görürsün. Şehirden gelen misafirlerimiz bunu nasıl, nerede becerdiğini bir türlü anlayamadım gitti.
Husar
Macaristan’da atlı milislere verilen isimdir. (16. yüzyılda)
Sayfa 16 - Türk Tarih Kurumu·Kitabı okudu
Tarih
Türk-Macar İçtimaî Münasebetleri
Diğer taraftan kıyafet hususunda da karşılıklı tesir vardır. 1608'de İmparator Macar tacını giyeceği zaman Macar asilzadeleri tamamen Türk tarzında idi ve gerek husar alayları, gerek haydú denilen Macar askerleri hepsi Türk ve Kırım ordularının teçhizatıyla bu merasimde isbat-ı vücut etmişlerdi. Bunu iftihar ve gururla tatbik ediyorlardı.
Sayfa 159·Kitabı okudu
Tarih