Muhakkak ki Allah adaleti, ihsanı, akrabaya karşı cömert olmayı emreder; hayâsızlığı, kötülüğü ve zorbalığı yasaklar. İşte Allah, aklınızı başınıza alasınız diye size böyle öğüt veriyor.
“Ya âşık olmadığım biriyle evlenirsem?” sorusu yerine kendine şunu sor:
Zaten yazılı olan kaderim için neden bu kadar endişeliyim? Geçmişi ve geleceği gören, bana şah damarımdan daha yakın olan Allah, benim için en iyi planı yapmaz mı?
Evlilik fikrini ya da evleneceğin insanı sürekli düşünme!Her şeyi bilen, zamanlaması mükemmel olan Allah’ı düşün ve her işinde O’na dayan.
Bu zorlu süreci iyi değerlendirirsen yıllar sonra dönüp baktığında, bu günleri Allah’a güvenmeyi öğrendiğin bir okul olarak hatırlayacaksın.
﴾40﴿ Rabbim! Beni ve soyumdan gelecek olanları namazı devamlı kılanlardan eyle; rabbimiz, duamı kabul et.
﴾41﴿ Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, anamı, babamı ve müminleri bağışla.”
Allah’ın hükmü yerine getirilince şeytan şöyle der: “Şüphesiz Allah size gerçek bir vaadde bulunmuştu; ben de size bir söz verdim ama yalancı çıktım. Aslında benim sizi zorlayacak gücüm yoktu; benim yaptığım size çağrıda bulunmaktan ibaretti; siz de benim çağrıma uydunuz. O halde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Ne ben sizi kurtarabilirim ne de siz beni kurtarabilirsiniz. Ben daha önce, beni Allah’a ortak koşmanızı kabul etmemiştim.” Doğrusu zalimler için elem verici bir azap vardır.