Bir insanın huyu maddi varlığın bir hassasıdır. Maddeyi değiştirebiliriz. Fakat tabiat ve mahiyetini değiştiremeyiz. Bir demir parçasını teknik usullerle şekilden şekile sokar, mesela çelik haline koyarsınız. Fakat demirin tabiatını değiştirip de onu altın yapamazsınız.
İlim ve terbiye huyları değiştirmez, sadece örter.
Saadet tamamıyla gönül işidir.Ve içimizdedir. Onu kendi içimizden başka bir yerde sanıp aramak ve saadeti sırf servet, iktidar ve şöhrette görmek çölde serabı su zannetmektir.
"Dünyaya hırsla sarılan ihtiraslı kimse, ipekböceğine benzer. Böcek etrafındaki kozayı ördükçe, oradan çıkması güçleşir, sonunda ölür gider."
İmam Bakır(r.a)
Afrika'da,Hindistan'da,Güneydoğu Asya'da,Güney Amerika'da,açlıktan kemikleri çıkmış bebelerin resmini çektirmek için yarışa giren ve bu yarışta binlerce lirayı bir kalemde sarfedebilen gazete ve dergilerin bulunduğu bir dünyada,en aç insanın fotoğrafını çeken foto muhabiri altın madalya ile taltif edilirken,fotoğrafı çekilen aç bebenin sırtından para kazanabilen becerikli gazeteciler tebriklere boğulurken ,aç insanların kendi halleriyle başbaşa bırakılmasında bir bozukluk olsa gerek.