... "Bence, bir insanın öldüğünü söylerken çok acele ediyoruz. Ölen ağzı, dudaklarıdır, söyledikleri insanların yüreklerinde sonsuza dek yaşayacaktır."
Rıbin,, "Öyle olması gerekir," dedi. "Hepimizin durumu zor, acı soluyoruz, keder giyiniyoruz .Övünebileceğimiz hiçbir şeyimiz yok .Hepimizin gözlerini kapadılar, bazılarımız kendileri kapıyor gözlerini, evet. Aptalsan, dayan..."
..."Gelin herkesi eşit yapalım. Aklın yarattığı, insan eliyle üretilmiş her şeyi eşit paylaşalım. Birbirimizi korkunun, kıskançlığın kölesi; hırsın, aptallığın tutsağı yapmayalım."
Şu hayat denen şey ne biçim bir şeydi? Kimi zaman sevinçler veren, kimi zaman içimizi acılarla dolduran, kölesi olduğumuz şu hayat neyin nesiydi böyle?