"Ağaçlardaki rüzgârın sesinde yüreğim titriyor. Ben ki, hayatta daha dün son derece düzensiz biriydim, bu gürültüler arasında ansızın gücümü ve maneviyatımı kazanıyorum"(Thoreau, 1981). Sesler sessizliğin ortasında akıyorlar ve düzenini bozmuyorlar bu sessizliğin. Hatta bazen bu sessizliğin varlığını kanıtlıyorlar ve bir yerin daha önce farkedilmemiş sessel niteliğine dikkat çekiyorlar. Sessizlik bir anlam modalitesi, bireyi yakalayan bir duygudur(Le Breton, 1997).