"Ölüme "göçüp gitmek" diyen ya da "huzur içinde" ölündüğünü düşünen her kimse, diye düşünüyor Eliza, hiç ölüm görmemiştir. Ölüm vahşi bir şey, bir savaş. Vücut duvara tutunan sarmaşık gibi hayata yapışıyor ve onu kolay kolay bırakmıyor, bırakmamak için savaş veriyor."
Omzunun üstünden kapının yanındaki karanlık tünele bakıyor. Dipsiz, yumuşacık, mutlak bir karanlık. Arkana dön, diyor ölüme. Gözünü kapa. Bir saniyecik."