Omzunun üstünden kapının yanındaki karanlık tünele bakıyor. Dipsiz, yumuşacık, mutlak bir karanlık. Arkana dön, diyor ölüme. Gözünü kapa. Bir saniyecik."
"Hamnet ölümün odada, kapının orada bir yerde, gölgelerin içinde durduğunu, onlara bakmadığını ama yine de izlediğini, hep izlediğini hissediyor. Ölüm onları izliyor, zamanını bekliyor."
"Onu pençelerine alan acının en şiddetli ânında, aklındaki her şey silindiği ve ne zaman biteceğinden başka bir şey düşünemediği o anda bile acının gitgide güçlendiğini hissediyor."
"Birine bakıp ruhunun en derinliklerini görebiliyor. İçinde bir nebze kötülük yok. İnsanı olduğundan farklı göründüğü ya da olması gerektiği gibi olduğu için değil, olduğu gibi seviyor."