Çiğdem

Habara bir şey demeden hikâyenin devamını bekledi. “Bir başkasının evine, onlar evde yokken girmenin en güzel yanı, orada tam bir sessizliğin olmasıdır. Çok dinlendiricidir bu. O evin, dünyanın en dingin yeri olduğu hissine kapılırdım. Ölüm sessizliğinin hüküm sürdüğü bir mekânda, yere oturup öylece durarak, bofa balığı olduğum zamanlara dönerdim” diye anlattı Şehrazad. “Bu harika bir duygudur. Sana önceki yaşamımda bofa balığı olduğumu anlatmıştım, değil mi?”
Sayfa 91
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Onun kadınlarda önem verdiği şey görünüşten ziyade kıvrak bir zekâ, ince bir mizah anlayışı ve yüksek entelektüel düzeydi. Konuşacak konu bulamadığı,özgün düşünceleri olmayan bir kadın, görünüşü ne denli harika olursa olsun,Tokay’a çekici gelmiyordu. Sonuçta zekâ, ameliyatla artırılabilen bir şey değildi. Akıllı kadınlarla yemek sırasında ya da yatakta tenleri birbirine değerken sohbet etmekten keyif alıyordu. Böyle zamanlar onun için hazine değerindeydi.
Sayfa 60
Edebiyat
İnsanları, inandıklarının daha doğrusu sandıklarının aksine ikna etmeye çalışmaktan yorulur insan.Bırakmak lazım kendi hallerine belki de. O çok kendinden emin, sizi koşulsuz tanıdığını idda edenler en küçük sessizliğinizi gidişiniz olarak algılıyorsa derim ki yorulmayın be yormayın kendinizi. Belki böylesi daha hayırlıdır!!!
Bazen değer verdiği zarar görmesin diye uzak durur insan bazen zarar verecek olan zarar görür.Tüm bunlar olup biterken herkes zarar görür kendi içinde.Böyle zamanlarda oluruna ve zamana bırakmak en doğrusudur.Suskunluklar,yanlış değerlendirilebilir ancak en güzeli nötr kalmak ve yaşamına devam etmektir.Zaten olan bu değil midir yaşamda? Özlemlerimizi,planlarımızı zamana bırakır ve devam ederiz rutinimize,elden gelen başka nedir ki...
Esaret yalnızca demir parmaklıklar ardında mıdır, bir ses verememekten daha acı ne olabilir...