Odamda beni kitaplarım bekler. Bu yegane tesellidir.Her eşyasını ayrı ayrı ve gayet iyi tanıdığım bu odada yalnız onlar her zaman için yeni bir koku taşırlar. Kitapları bir kadın gibi sevenler, yalnız bekar odalarının azabını daha az duyarlar.Ellerinde bir kitapla beraber yattıkları, başuçlarındaki lambayı yaktıkları zaman, bahtiyar bir evlilik hayatının daima tekrar edilen saadetini hissederler.Kitaplarla zifafa girmesini bilen adam, beşerliğinden kurtulmaya başlamıştır.Ve biz daima, daima beşeriz.
İsteklerime varabilmek için dış dünya ile bağlarımı azaltmak lazım geldiğini seziyordum.Vücudumdaki her yıkılış , kafamda yeni bir parlaklığa yol açıyor.Ellerimin titremesi arttı, fakat ben baktığım şeyleri daha sebatlı ve ihtizamlı görmeye başladım.Ah , ey peşinde koştuğum hakikat nihayet seni yakalayacağım.
Evvelce fazilet diye baktığı şeylerin birer merasim ve gösterişten ibaret olduğunu ve asıl iyiliğe yalnız ahlak münakaşalarında veya akıllı nasihatlarda rastlanabildiğini, namuslu olabilmek için başkalarının namusuna dil uzatmanın, kirlenmeden yükselebilmek için temiz alınlara basarak çıkmanın yeter olduğunu ve buna benzer birçok şeyleri gördükçe şaşkınlığı büsbütün artıyordu.