Hatice Yüce

Hatice Yüce
Şimdi uzak bir limanda Zamanın ne gerisinde ne ilerisinde Takılıp kalmış bir demirde Ağır ağır sallanıyor başı geride Umutlar gelip gidiyor arada Ölmesin diye bu yalnızlıkta Rüzgâr sesleniyor arada "Sevda Kuşun Kanadında"
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Zamanla değil, bir yerde Benim olmayan bir şeyle yaşlanıyorum Geçiyorum ilk şeklimi tüketerekten Ağır ağır yanan bir tuğla harmanını Billûrdan sarkaçlarıyla. Kalbim , serseriliğim benim.
Sayfa 40·Kitabı okudu
-Kim söyler caz şarkılarını en iyi -Zenciler, zenciler -Ama sen beyazsın ne haber -Benim de kapkara yaptılar içimi
Sayfa 96·Kitabı okudu

Hatice Yüce

, bir kitap okudu
Puan vermedi·116 syf.·
Beğendi
·
2021 6. kitabı
Edip Cansever
7.6/10 · 11,5bin okunma
Viyolonsel
Puan vermedi·140 syf.··
2021 5. kitabı
Kitapta zevkle okuyacağınız birçok hikaye var. Yalnız ben kitap hakkında değil , Viyolonsel hikayesi hakkında konuşmak istiyorum. Heyhat, aşk ne kadar bencildir! Bir genç adam, güzeller güzeli viyolonsel çalan bir genç kıza aşık olur.Genç kızın, viyolonseline gösterdiği alakayı kıskanan adam bir gün şöyle söyler: "Ey sevgilim, ey narin vücudunun, ipek saçlarının, donuk pembe dudaklarının değil, bütün ihtiras ve iptilalarının da bana ait olmasını istediğim sevgilim, artık viyolonseli bırak, yalnız beni dinle, yalnız benim kalbimin tellerinde nağmeler bulmaya çalış." İnsanın sevmesi bile ne müthiş zalimliktir.Sahip olmak arzusuyla yanıp tutuşur.Sevdiğini, kendisinden başka alaka gösterdiği her şeyden alıkoymak ister. Genç kız şöyle cevap verir: "Mademki sen istemiyorsun sevgilim, ben artık viyolonsel çalmayacağım...Nağmelerimi yalnız senin sözlerinde arayacağım." Aşk , insanı ne kadar yüceleştirir. Bir anda bütün zaaflarından kurtarıverir. Fakat genç kız bir söz ister. Ölmeden önce başucunda bir viyolonsel dinlemek arzusundadır. Genç adam hiç düşünmeden kabul eder, der ki: "Senden sonra yaşamak gibi bir ceza bana mukadderse, yemin ederim ki, başucunda en yüksek sanatkara, en güzel besteyi çaldıracağım." Yaratılıştan aciz insanın, hiç bilmediği istikbali hakkında kendinde gerçekleştirebilecek kudretin kesin var olacağından emin olarak sözler vermesi ne ahmakçadır. Zaman geçer, bu iki genç seyahatleri sırasında bir ıssız adaya düşerler. Genç kız hastalanır, durumu gittikçe kötüleşir. Verdiği sözü hatırlayan genç adam ormandaki ağaçlardan bir viyolonsel yapar. Genç kızdan viyolonseli öğrenmeye çabalar. Nihayet adam viyolonsel çalmayı öğrenir. Genç kızın durumu iyice ağırlaşır, artık son günleri olduğu oldukça barizdir. Genç kızın başında çalmasını istediği parçayı öğrenip
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,9bin okunma