Mevlut eskiden, yani adam olmadan önce, gövdesiyle ruhu ve düşünceleri arasında bir ayrım yapmaz, hepsi birlikte “ben” derdi. Askerdeyse gövdesine tam sahip olamayacağını, hatta onu komutanlarına teslim ederse hiç olmazsa ruhunu kurtarabileceğini ve bu sayede düşünce ve hayallarine sahip olabileceğini daha ilk muayenede anladı.
Her şeyle alay edenler ne gerçekten aşık olabilir ne de gerçekten Allah’a inanabilirler.Çünkü onlar mağrurdur.Oysa aşık olmak Allah’ı sevmek gibi öyle ilahi bir duygudur ki insanın tek bir takıntısı kalmıyor,kızın kendisi hariç.