Carlo M. Cipolla - İnsan Aptallığının Temel Yasaları
9/10
·72 syf.··
2026 224. kitabı
Carlo M. Cipolla’nın Aptallığın Temel Yasaları adlı eseri, toplumsal çöküş ve yükseliş süreçlerini ahlaki ajitasyonlardan ve mağdur psikolojisinden çıkararak saf bir matematiksel denkleme indirgiyor. Kitabın ortaya koyduğu en net gerçek şu: Aptalların bu mekanizmada bir suçu yoktur, çünkü onlar kendi doğalarının dışına çıkamaz ve verdikleri zararı fark edemezler. Asıl sorumluluk, onlara alan açan ve hak veren sözde zekilerdedir. Gelişen bir toplumun nedeni bünyesinde hiç aptal barındırmaması değil, güç mekanizmalarının ve yönetim erkinin akıllı bireylerin elinde olmasıdır.Bu durum, Türkiye’nin tarihsel ve mevcut sosyo-ekonomik yapısına uyarlandığında net bir şekilde görülmektedir. Erken Cumhuriyet döneminde aydınlanmacı bir elitizm ve rasyonel planlamayla "akıllı (I)" alanda tutulmaya çalışılan güç mekanizmaları, sonraki süreçlerde popülist siyasetin etkisiyle kontrolsüz bir demokratikleşme dalgasına kapılmıştır. İkinci Yasa gereği, oy kullanan kitlenin sabit bir $\sigma$ oranı aptaldır. Siyasi sistemlerin popülizm uğruna bu kitleye ve onları manipüle eden haydutlara (B) sınırsız seçim şansı vermesi, gücün rasyonel odaktan sapmasına yol açmıştır. Kültürel aritmetik basittir: Gücü zeki ve üretken olanlar elinde tutarsa toplum gelişir; güç aptal ve haydut ittifakına geçerse toplum kaçınılmaz olarak fakirleşir ve batar."Kurtarma" çabalarına şaşırmak anlamsızdır; sistemdeki çökmeyi rasyonel faillerin basiretsizliği belirler. Bir köpeğin ısırmasında köpeğin suçu yoktur; suç, o köpeğin sokakta serbestçe dolaşmasına ve zarar vermesine izin veren iradededir. Cipolla, olayı bir doğa yasası netliğinde kişilerin eylemlerine ve güç dengelerine yükleyerek muhteşem bir analiz sunuyor.
Felsefe
İnsan Aptallığının Temel YasalarıCarlo M. Cipolla · Islık Yayınları · 202361 okunma
9/10
·384 syf.··
2026 17. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 17:43
Herkese merhaba Serinin üçüncü kitabıyla geldim. Anné'i büyürken okumak, sanki yıllardır tanıdığım bir arkadaşın hayatına uzaktan eşlik etmek gibi geliyor. Onun hayal gücü hiç eksilmese de yaşadıkları zamanla olgunlaşıyor; sevinçleri kadar kayıpları da derinleşiyor. Belki de bu yüzden Anné'i sadece çocuk edebiyatının bir karakteri olarak görmek haksızlık olur. Her kitabında bana umut etmeyi, değişmeyi ve hayatın sıradan anlarında güzellik bulmayı yeniden hatırlatıyor ve bu bana çok iyi geliyor. Serinin bu kitabında Anné artık Green Gables'tan ayrılıyor. Üniversite hayatına, yeni arkadaşlıklarına uyum sağlamaya çalışıyor. Sınavlarla, gezilerle, edindiği dostluklarla hayatı daha da renkleniyor. Aşk hayatı da tabii. Kendi yakın arkadaşı Diana'nın düğünü, etrafındaki herkesin yavaş yavaş evlenmesi onu etkilese de çizgisinden ve kendi isteklerinden vazgeçmemesi bana daha da yakın hissettiriyor. Ve elbette Gilbert Blythe Duygularını asla çözümleyemeyen Anné'nin son dakikalarda kendine gelişlerini okurken hayatın gerçekçiliği daha da anlamlı hale gelmeye başladı. Neyse ki sonunda doğru kararı verdi karakterimiz. Kitapta yetim kızımız anne ve babasının evine giderek yarım kalmadığını da derinden hissediyor. Bu kitap bana bir kez daha gösterdi ki mutluluk sadece büyük olaylarda değil; dostluklarda, paylaşılan bir sofrada, güzel bir manzarada ya da sevdiğin insanlarla geçirilen sıradan bir günde de saklı. Anné'in dünyasında umut, iyilik ve hayal kurmak hiçbir zaman değerini kaybetmiyor. Belki de bu yüzden seriyi okumaya ara versem de tekrar döndüğümde umutla devam ediyorum. "Gülümsediğimiz sürece hayatın yaşamaya değer olduğuna inanmaya çalışıyorum sanırım." "Bence çoğumuz aslında istemediğimiz şeyler için dua ederiz çünkü yüreğimize dikkatle bakacak kadar dürüst
Yeşilin Kızı Anne 3L. M. Montgomery · Ephesus Yayınları · 20205,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
8/10
·302 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 08:30
* M.fyamsı Kurgu * Yetişkin İçerik! * Onu kurtaran ve ona iyi bir suikastçı olmayı öğreten adamı ö.lü bulan ve intikam isteyen Lark (tarla kuşu) , onu tek babası olarak gören ve sonradan öğrendiği bilgiler doğrultusunda babası bildiği adamı ö.ldüren Bastian. # Babası bildiği adamın gerçekleri ve tek başına olmaması... # Lark , Bastian'ı öldürme çabaları bir yerden sonra komik gelmeye başladı. Aslında nedeni Lark'ın isteksiz hareketleriydi. Zaten içten içe öldürmek istemiyordu , sadece öğrenmek istemediği gerçekleri erteliyordu. # Aralarındaki çekimi sevdim. Lark , gideceğine çok inanıyordu ama hissettikleri ve hissettirilen duyguları tarafından engellendi . # Georgia ve Nash'ı tekrar görmeyi ve onları bir başka açıdan okumayı sevdim . Nash'ın arkadaşını korumasını , Lark'a olan yaklaşımını ve sonra da tanımaya başlayınca benimsemesini sevdim. Nash ve Bastian'ın arkadaşlık ilişkisini seviyorum . # Uzun zamandır bilinmeyi bekleyen sır ve kaçınılması zor bir aşk. # Akıcı bir kurgu .
No Matter the CostAnna Hackett · Anna Hackett · 20262 okunma
10/10
·328 syf.·
2026 3. kitabı
İslam tarihçisi M. Asım Köksal’ın titiz bir araştırma ve tamamen muteber ilk dönem kaynaklarına (Taberî, İbnü'l-Esîr, İbn Kesîr vb.) dayanarak kaleme aldığı "Hazret-i Hüseyin ve Kerbela Faciası", İslam tarihinin en büyük trajedilerinden birini kronolojik, tarafsız ve belgelere dayalı bir şekilde ele alır. Yazar, olayları ajite etmeden, tarihi hakikatleri ön plana çıkararak Ehl-i Beyt sevgisini ve adaleti savunur. 1. Hazret-i Hüseyin’in Şahsiyeti ve Ümmetteki Yeri Kitap, Hz. Hüseyin’in doğumu, çocukluğu ve dedesi Hz. Muhammed (s.a.v.) ile olan derin bağını anlatarak başlar. Peygamber Efendimiz’in onun hakkındaki "Hüseyin bendendir, ben de Hüseyin'denim" gibi hadislerine yer verilerek, Hz. Hüseyin'in Müslümanlar nezdindeki müstesna yeri vurgulanır. Hz. Ali ve Hz. Fâtıma’nın terbiyesinde yetişen Hz. Hüseyin’in ilmi, takvası, yüksek ahlakı ve haksızlığa boyun eğmeyen karakteri eserin ilerleyen bölümlerindeki duruşunun temelini oluşturur. 2. Kerbela’ya Giden Siyasi Süreç Muâviye b. Ebû Süfyan’ın vefatı ve vasiyeti üzerine oğlu Yezid’in halifelik makamına geçmesi, İslam dünyasında şûra (seçim) sisteminden saltanata geçişin ilk adımı olur. Biat Baskısı: Yezid, hilafetini meşrulaştırmak için Medine Valisi aracılığıyla Hz. Hüseyin, Abdullah b. Zübeyr ve Abdullah b. Ömer gibi dönemin en saygın isimlerinden zorla biat almak ister. Biatın Reddi: Hz. Hüseyin, İslam'ın yönetim ilkelerine, liyakate ve adalete aykırı görerek Yezid’e biat etmeyi kesinlikle reddeder ve can güvenliği için Medine’den Mekke’ye geçer. 3. Kûfelilerin Daveti ve Müslim b. Akîl’in Şehadeti Hz. Hüseyin’in Yezid’e biat etmediğini duyan Kûfe halkı, ona binlerce mektup göndererek kendisini halife olarak tanımak istediklerini, Kûfe’ye gelirse ona sadakatle bağlanacaklarını bildirirler. Elçi Gönderilmesi: Hz.
1000Kitap
Hazret-i Hüseyin ve Kerbelâ FâciasıM. Asım Köksal · Ketebe Yayınları · 2024209 okunma
8/10
·240 syf.··
2026 45. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:48
Kitabın üslubu gençlere hitap etmesi açısından sade ve anlaşılırdır. Gençlerin okurken sıkılmaması için cevaplar olabildiğince kısa, öz ve net tutulmuştur. Kitapta, bazen başkalarından duyduğumuz bazen de kendimizin merak edip akli bir temele dayandırmak istediğimiz sorular yer almaktadır. Kitabın içeriği hazırlanırken; yazar, ayet ve hadislerin yanı sıra özellikle Bediüzzaman Said Nursi'nin Risale-i Nur külliyatından, tefsir kaynaklarından ve aklî delillerden faydalanmıştır. Sorulan şüpheci (ateizm, deizm vb.) sorulara karşı mantıklı ve ikna edici argümanlar sunarak cevaplar vermiştir. Cevapların kısa tutulması, odak süresi az olan günümüz gençliği için büyük bir avantaj olsa da konunun felsefi ve kelâmi derinliği keşke bazı temel konular da daha geniş işlenseydi. Ancak yazar da eserin de , daha kapsamlı cevaplar arayanları ana kaynaklara yönlendirmektedir. Eğer inanç temelli sorulara pratik, akla uygun ve sıkmayan cevaplar sunan bir el kitabı arıyorsanız, faydalı bir kaynak diyebiliriz.
İslamiyet Hakkında Gençlerin 100 SorusuM. Zakir Çetin · Süeda Yayınları · 08 okunma
Sanılanın Aksine Mehmet Akif Ersoy
Puan vermedi·296 syf.·
2025 377. kitabı
Merhabalardan bir demet. =) O sıkça rastladığım kafalardaki Mehmet Akif Ersoy ile okuduğum Mehmet Akif Ersoy'un arasında dağlar var... Sözü uzatmadan virgülü virgüle ataçlamadan konuya dikey dalış yapacağım. Hoş geldiniz. =) İlk olarak 2. Abdülhamit'e yazdığı şiiri sunmak isterim: YILDIZ'DAKİ BAYKUŞ "Çoktan beridir vardı benim bir derdim: Gideyim, zalimi ikaz edeyim, isterdim. O, bizim câmi uzaktır, gelemez, mani' ne? Giderim ben, diyerek, vardım onun cami'ine. Kafes ardında hanımlar gibi saklıydı Hamid, Koca Şevketli! Hakikat bunu etmezdim ümid." Belki kırk elli bin askerle sanılmış Yıldız; O silahşörler, o al fesli herifler sayısız. Neye mâl olmada seyret, herifin bir namazı: Sâde altmış bin adam kaldı namazsız en azı! Gördüğüm maskaralık gitti de artık zoruma, Dedim ki: "Bunca zamandır nedir bu gizlenmek? Biraz da meydana çıksan da hasbihål etsek. Adam mı, cin mi nesin? Yok ne bir gören; ne eden; Ya çünkü saklanıyorsun bucak bucak bizden. Değil mi saklanıyorsu, demek ki: Korkudasın; Ya çünkü korkan adamlar, gerek ki saklansın. Değil mi korkudasın var kabâhatin mutlak!" NOT: Birçok tarihçi şunda hemfikirdir Mehmet Akif Ersoy, hayatının sonuna kadar pişman olduğunu dile getiren bir beyanı olmamış, hatta 1926'da Safahat adlı bir kitabının yeni baskısında bu şiire yer vermiştir. Bir diğeri... İstibdâd şiirinden: Hamiyyet gamz eden bir pâk alın her kimde gördünse, "Bu bir câni!" dedin sürdün, ya mahkum eylendin hapse. Müvekkel eyleyip câsûsu her vicdana, her hisse,
VaizSinan Meydan · İnkılap Yayınevi · 2015209 okunma