Teessüf ederim ki, bir kusurum için özür dilemeye geldim. Fakat şimdi öncekinden daha büyük bir kusur edeceğim. Onu da iyi niyetime bağışlarsınız zannederim.
"Şane ger kâkülünün bir teline verse zarar.
Çûb-ı şimşâd biten yerleri sûzân ederim."
(Eğer tarak senin zülfünün bir teline zarar verecek olursa.
Şimşir ağacının yetiştiği yerleri yakıp kül ederim.)
"Yetmez mi temâşâ-yı cemâl el de sunarsın?
Ey âşık-ı mihnetzede buldukça bunarsın!"
(Güzelliği seyretmek yetmiyor mu ki, bir de elini uzatıyorsun?
Ey mihnete uğramış âşık, buldukça bunuyorsun!)