Satırları Topla, Gözlerinde Ufala

BySenanur Durur
4 Mayıs 2021
7
5
Facebook
Twitter

İnsan cevaplamaktan korktuğu her sorudan kaçmakla, bilmediği topraklardan adımlarını kaçırmakla, kendisinin kıyısında durmakla meşhurdur. İnsanın kendisine ulaşması, iç’e konuşması kolay değil. Mesela sen Ormangülüm; kendi sesini kendine duyuramamakla tanınıyorsun yeryüzünde. Üstelik senin bir adın da Asude…
İnsan saatlerce oturabilir bir aynanın karşısında. Yürüdüğü yolların ayaklarında bıraktığı izleri seyredebilir. Dokunduğu duvarların dokusunu yeniden hissedebilir ellerine bakarken. Bakışları sol omzunun üstünde gezdiği anlarda tanıdık bir sızı acıtabilir içini. Yüzüne bakıp hikayesini okuyabilir çizgilerinde. Ama hiçbir aynada kendisinin karşısına oturup gözlerinin içine bakamaz insan. Çünkü gözlerin kulakla duyulmayan bir sesi vardır. İnsan gözlerine baktığında kalbinin konuşmasını dinlemeye başlar. Mesela sen Ormangülüm; kendi bakışlarını kendi gözlerinden kaçırmakla, kalbine sağır olmakla tanınıyorsun yeryüzünde. Senin bir adın da Ahraz hem de…
İnsan biriktirdiklerine rağmen devam eder. Toplasa, albümleri dolduracak fotoğraflara ve fotoğraflarda biriktirdiği gözlerine rağmen yeni bir şeyler görmeye devam eder. Kulağına değen veda konuşmalarına, yarım kalmış seslere rağmen yeni bir şeyler duymaya devam eder. Kırılan hayallerine, biten baharlara, defterlerde kuruttuğu güllere rağmen ummaya devam eder. Sen tüm biriktirdiklerinle, kendine sakladıklarınla, içinde çoğalttıklarınla koca bir kalabalığa gerçek bir bütün olduğunu haykırmaya yeltenirsin. Cesaretini sunmak istersin; tüm biriktirdiklerine rağmen devam ettiğini görsünler istersin. O anda kaçtığın soru yakalar seni. İnsanın nasıl devam edebildiğinin yanıtını vermeni ister…
İnsan biriktirdiklerine rağmen devam