#OkudumBitti #Ladesçi #ÜstünDökmen #DoğanKitap
Kendine has üslubu olan yazar kitabın sonlarında romanının karakterleri ile bir araya geldiğinde, "Birlikte oluşturduğumuz bu roman, okuyucuya doğru noktaları söylemiyor, doğruluğun önemini hatırlatıyor yalnızca." diyor
Ayne öyle, kitap baştan sona doğruluk-dürüstlük üzerine ve dürüstlüğün önemine dikkat çekerken aynı zamanda çevremizde görerek alıştığımız, sıradan gelen üçkağıtçılık-sahtekarlık, beyaz-pembe-küçük yalanları gözler önüne sererek; alışılan, küçük görülen bu durumların birer üçkağıtçılik ve sahtekarlık olduğunu, siyasetten politikaya, alışverişten gündelik sohbetlerimize varincaya kadar çeşitli ve zengin örnekliklerle tekrardan hatırlayalım istiyor.
Ayrıca kitapta, hayatın püf noktaları, doğru noktaları nelerdir sorusuna cevap vermiyor. Önemini hatırlattığı doğruluk-dürüstlükle, herkes kendine, özüne sorular sorarsa cevabını verebileceğini belirtiyor.
● Kitabı okurken merak edip araştırdığım bir kavram ve dinleti vardı.
#Meraklısına bir #kavram ve bir #dinleti
🔎📌Kerteriz
🎵🎶 Gazi Giray Han'ın Peşrevi
Alıntılar:
📜 "Belki de en büyük erdem, eğri bir evrende doğru çizgi çizebilmektir."
📜 "Dürüstsüzlük konusunda milli mütabakat var bu ülkede. Birkaç yüz hortumcu mevcut ama binlerce pipetçi var çevremizde. Pipetçiler hortumculara sövüp sayar ama kendileri bir mağazaya girdiklerinde KDV pazarlığı yapar. Hortumcu milyarlar götürür, pipetçi bir kaç lira."
📜 "İnsanoğlu namusunu satmaktan çok korkar ama namussuzluk etmek rahatsız etmez onu."
📜" Kendisine gelince haklı, başkasına gelince ahlaklıdır."
📜 "Fuzuli: 'Selam verdim, rüşvet değildirdiye almadılar.' "
📜 "İnsanı yoldan çıkaran yol değil, insanın kendi ayaklarıdır. "
📜 "Dürüstlükle insan arasındaki en büyük engel insanın kendisidir."
📜 " başkasının zaten
Ladesçi dürüstlük üzerine bir roman. Kandırmak ile kanmamak, kandırma çabası ile kanmama mücadelesindeki Ladesçi Cemil'in hayatı üzerinden ama esasında tarihten, felsefeden beslenerek ilerliyor.
Ladesçi kitabında yaşamın kerteriz defterleriyle (Kerteriz Defteri eski İstanbul’da balıkların göç yollarını veya toplanma yerlerini gösteren bir nevi harita niteliğinde yol göstericiymiş. Balıkçı kılavuzu gibi. Balıkçılar avlanma dönemlerinde bunu kimselerle paylaşmaz, işi bıraktıklarında ise satarlarmış.) karşılaşıyoruz gerçekçi bir yaklaşımla. Altı çizilesi o kadar çok cümle var ki, defalarca okusam doymam heralde. İnce ince dokundurmalarından, karakterlerin buluşması gibi yansıtılan o son diyalogdan inanılmaz keyif aldım. Zevkle, tebessümle, farkındalıkla bir çırpıda bitirilebilen bir kitap.
Üstün Dökmen
Ruh halimden dolayı mı bilmiyorum ama kitabı bitirdikten sonra bir bağrıma basasım, bi öpesim geldi. Burnumun direği sızladı, alakasızca.
Psikolog olmama rağmen 'sevmem sanırım' önyargısıyla okudum. Dili hafif Üstün Hocanın. Konuşması gibi dingin. Ama lise yıllarında okunmalı gibi geldi bana.
Her ne zaman okursanız okuyun, güzel hisler bırakacaktır.
LadesçiÜstün Dökmen · Doğan Kitap · 20171,827 okunma
Kişisel gelişimden çok kİşisel gelişmeme halinin toplum hayatına nasıl yansıdığını bir kaç karakter üzerinden anlatıyor. Dili akıcı, güzel mesajları var.
LadesçiÜstün Dökmen · Doğan Kitap · 20171,827 okunma
Üstün Dökmen’in kalemimden güzel bir eser. Uzun zaman önce okumuştum. Diğer kitaplarından biraz farklıydı. Özellikle bazı kısımlarından çok etkilenmiştim. Gözlerim dolmuştu. Tavsiye ederim.
Okuduğum incelemelerde kitabın dürüstlük üzerine yazıldığından, lades oyununun aslında hayatın her yerinde olduğundan, yaşamın bir kerteriz defteri olmadığından bahsedilmiş. Evet bunlar kitabın ana konusuydu.
Ben dikkatimi çeken ufak detaylara değinmek istiyorum.
Günümüz hastalığı dinlemeden konuşmak, dert yarıştırmaktan bahsediyor. Okuyunca tam olarak bunu yaşamıştım diyorsunuz.
'Gizli akıl ahlakı' diye bir kavramdan bahsediyor. Anlamı şu ki; Akıllı olmalısın ama aklını her yerde kullanmamalısın. Oldukça doğru yoksa o akıl olmadık işler açabilir başımıza :)
Yunanistan ile Türkiye arasındaki mübadeleden bahsederken o günlerin ayrılık acısını anlatan Rembetiko şarkılarından bahsediyor. Açtım dinledim. Öyle güzeldi ki sizlere de tavsiye ederim. Rembetiko aynı zamanda bir filmmiş.
Ülkemizdeki yozlaşmayı da dupduru önümüze sermiş ayrıca.
En sonda da yazarın kahramanları evine davet edip onlarla sohbet etmesi güzel bir detaydı.
LadesçiÜstün Dökmen · Sistem Yayınları · 20061,827 okunma
Kitap süper ötesi bir dil ve üniversite mezunlarının ve tüm milletini vatanını seven özellikle politikacılara önereceğim bir kitap adının Ladesçi olduğuna bakmayın aslında tam tersi doğruluğu ve dürüstlüğü savunan hayatın bir kerteriz defterinin olmadığını söyler şairane bir dille. Ve sadece KENDİN OL!! der. Okuyucusuna Dikkatimi çeken önemli bir konu ise; yazarın kitabında geçen Kahramanlarını evine davet etmesiydi.
Kitap guzel mi?
Evet güzel!
Ama şöyle bir durum var;
Kitabın ilk sayfasında "bu kitabın tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilse dahi kullanılamaz!" yazıyor.
Şimdi soruyorum;
Neden?
Ben hiç "benim şarkımı dinleyin ama başka yerde söylemeyin" diyen şarkıcı/türkücü hatırlamıyorum mesela.
Yahut bir komedyenin "esprime gülün ama siz aynı espriyi yapmayın sakın!" dediğini de görmedim.
(Belki diyenler vardır)
Niye Üstün hocam niye?
Kitabını satın almışım, zaman harcamışım okumuşum, beğendiğim kısımları çevremdekilerle paylaşsam ne olur yani? Sen kitabın içerisinde hiç alıntı yapmadın mı? Yaptın. Ben yapınca niye suç olsun? Kitapta geçen bir cümleni alıp, sınav sorusuna cevap olarak yazsam telif mi isteyeceksiniz? Nedir bu vaziyet?...
Aynı alanı paylaşmaktan ve benim meslektaşlarıma ders vermekte olmanızdan hicap duyuyorum. Ayrıca konu seçimine psikoloji alanını eklenmeyen 1000K'yı da şiddetle kınıyorum.
Sizce insanoğlunun çözmesi gereken en büyük günümüz sorunu nedir? Açlık mı? Savaşlar mı? Cinayetler mi? Hayır. Bence insanların en büyük sorunu dürüst olamayışıdır. Bu kitabı okurken dürüstlüğün ne kadar önemli bir kavram olduğunu anlayacaksınız. Dürüst olduğunuzda diğer bütün sorunların sırasıyla çözüleceğini göreceksiniz.
Günümüzde yalan söylemek kişisel bir ihtiyaç halini aldı adeta. İnsanlar kişiden kişiye, ortamdan ortama birer bukalemun misali farklı kişiliklere ve karakterlere bürünür durumda. Bu haliyle insanlar birbiriyle lades oyununa tutuşmuş vaziyette sanki. Lades karşınızdaki insanı kandırmaya yönelik bir oyundur. Bu oyunu kırmak gerek.
İşin daha kötü yanı bu lades oyununun kandırılan kişi de farkında, kandıran kişi de farkında, izleyici de bu oyunun farkında. Fakat hiç kimse bir şey söylemiyor. Üstün dökmen bu romanında insanlara kurulu bir lades düzeninin olduğunu ve bu düzen bozulmadığı sürece hayattaki sorunların asla çözülemeyeceğinin mesajını veriyor. Hayattaki hedeflerimizin; Aşk, para, kariyer vb. olmasından önce dürüstlük olması gerektiğini belirtiyor. Dürüst olan kişi diğer bütün beklentilerine ulaşacaktır.
İnsan kendine karşı dürüst olursa neyi istediğini bilir. Neyi istediğini bilen bir insan her şeyi isteyemez. Bir şey ister ve o isteği onun için mükemmeldir. Bu insan istediğine ulaşır. Yani herkes kendine karşı dürüst olursa dünya bir ütopya olabilir. Kitaptan çıkarmış olduğum ders budur.
Bir anlamda herkes karşısındakini kandırmaya çalışıyor. Sonuçta en önemli sorun, bir bakıma dürüstlük eksikliğidir. Cemil, çocukken lades oynamayı sever ve sadece kendisinin sevdiğini sanır. Ancak büyüdüğünde aslında herkes ladesçi olduğunu görür; herkes bir başkasını kandırmaya çalışmaktadır. Vergi mükellefi devleti kandırmaya çalışıyor. Dünyadaki güçlü devletler zayıfları, zayıflar ise kendi haklarını kandırmaya çalışıyor. Üstün DökmenLadesçi
Üstün Dökmen, (d. 1954, İstanbul). Türk akademisyen, psikolog, yazar ve televizyon programcısı. Hâlen Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde profesördür.
1971 yılında Ankara'da Cumhuriyet Lisesi'ni, daha sonra Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümü'nü bitirdi. 1986 yılında doktorasını Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında bitirdi. 1988'de doçentlik, 1995'de profesörlük derecesini aldı.
Sosyal bilimlere ilgi duyuyordu, ancak öncelikle Hacettepe Üniversitesi Fizik Bölümü'ne kaydoldu. Üçüncü sınıfa gelince fiziğin kişiliğine uygun olmadığını fark etti. Yeniden üniversite sınavlarına girerek Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü'ne geçti. Bu bölümden mezun oldu ve aynı bölümde Uygulamalı Psikoloji (Klinik Psikoloji) alanında master yaptı. Psikolojik danışma ve rehberlik alanında 1986 yılında doktora, 1988 yılında doçentlik, 1995te ise profesörlük derecesi aldı. Hâlen Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinde öğretim üyesidir.
TRT'de Küçük Şeyler adlı bir programı hazırlıyor ve sunuyordu.
Dökmenin çeşitli bilimsel dergilerde yayımlanan makalelerinin yanı sıra dört bilimsel, bir de şiir kitabı vardır. Bu kitaplar sırasıyla; Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi: Kuruluşu, Gelişmesi, Çalışmaları , Okuma Becerisi İlgisi ve Alışkanlığı Üzerine Psiko-Sosyal Bir Araştırma , İletişim Çatışmaları ve Empati , Sosyometri ve Psikodrama adlarını taşımaktadır. Şiir kitabının adı Selam dır. Meslektaşı Doç. Dr. Zehra Yaşın Dökmenle evlidir; iki kızı bulunmaktadır.