Küçük Şeyler 2 Suflörlü Yaşamlar, Tulumbacı Sendromu, Psikolojik Düğümler

7,7/10  (43 Oy) · 
190 okunma  · 
39 beğeni  · 
1.672 gösterim
Bu kitapla hayata bakışınız değişecek!...

"Küçük şeyleri küçümsemeyin, fazla da önem vermeyin. Küçük şeylere hakkını verin. Küçük şeylere hakkını vermek, yaşama hakkını vermektir." diyen Üstün Dökmen çok satan bu kitabında da yine bizi yaşama karşı sağlam duruşun sırlarına götürüyor. Hemen her an duyumsadığımız ama farkında olmadığımız küçük sırlara...
(Tanıtım Bülteninden)
Emre Şeyda 
28 Tem 15:25 · Kitabı okudu · 1 günde · 8/10 puan

Küçük Şeyler serisi en sevdiğim kişisel gelişim kitaplarından. Gerçi okuduğum çoğu kişisel gelişim kitabında kullanılan dilin hoşuma gitmediği de ayrı bir gerçek. Üstün Dökmen okuyucu ile iletişime geçeceği dili çok iyi biliyor. Bu kitap gerçekten de başarılı özellikle tulumbacı sendromu ile ilgili olan kısmı çok sevdim. Bu seri kişisel gelişime başlayacaksanız mutlaka okunmalı. Başlayanlar da zaten okumuşlardır.

niluferinkitapligi 
 18 Şub 20:06 · Kitabı okudu · 7/10 puan

Üstün DÖKMEN'in "Suflörlü Yaşamlar,Tulumbacı Sendromu ve Psikolojik Düğümler"başlıkları altında,3 bölümden oluşan kitabı Küçük Şeyler-2.
Tüm kitaplarında ve eğitim zincirinde amaçladığı şekilde,hayatının dümenini kişinin kendi eline alması zorunluluğunu anlatıyor bu kitabında da.Kimi zaman çevrenin,kimi zaman kendimizin yine kendi hayatımıza taktıkları ve taktığımız zincirleri ;sökmese bile gevşetmesi umudu ile yazılmış,hep bildiğimiz Üstün dökmen üslubu.
Ya geçmişe saplanan,ya geleceğe yürütmeyen psikolojik düğümler;özellikle analizini çok sevdiğim ve katıldığım bir bölüm oldu.Kişisel gelişim kitaplarını sevin sevmeyin (ki benim de çok sevdiğim söylenemez) Üstün DÖKMEN'le orta şekerli bi kahve içerek sohbet etmek hissini yaşatan bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Mehtap Akbudak 
12 Haz 22:02 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Küçük deyip geçmeyin hiçbir şeyi.Hayatımızın çoğunu onlar oluşturuyor.Birikiyorlar ve bakmışsınız sizi boğmaya başlıyorlar. Tabii ki bir de özellikle yaşamımızdaki gizli suflörlerle ilgili farkındalık oluşturan kitabı özellikle tavsiye ediyorum. Bir karar verirken bile "Acaba şu kişi ne der" "İnsanlar ne düşünür?" gibi fısıltılar karar vermemizi çoğunlukla olumsuz yönde etkiliyor.Okumak güzeldir. Üstün Dökmen okumak daha güzeldir. :)

Zeynep Korkmaz 
19 Mar 22:28 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Sayın Üstün Dökmen Küçük Şeyler 2 kitabında suflörlü yaşamayı anlatıyor. Aslında hepimiz biraz öyle yaşıyoruz. Bize birilerinin telkin ettiği bişeyleri yapmaya çalışıyoruz. Kendi hayatımızı yaşadığımızı sansak da hayatımızın yüzde kaçı bize ait? Bir düşünmek lazım

Harun Beşikci 
13 Nis 2015 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Birinci kitabı beğenmiştim ama ikinci kitapta hep bir zorlama vardı. katılmadığım konu fazlaydı. açıkçası pek beğenmedim. tabi kişiye göre değişir.

Kitaptan 20 Alıntı

Döngüsel 
 13 Oca 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

"Bir süre önce Arnavutluk'a gitmiştim, merak edip sordum ve hayretle gördüm ki Arnavut kaldırımı ifadesini bilmiyorlar, pırasayı sevmiyorlar. Buyurun bakalım, bütün bunları, özellikle Arnavutların pırasayı sevdiklerini kim çıkardı? uydurdular tabii. Arnavutların pırasayı özellikle sevmediklerini bir konferansta anlatıyordum, dedesi Arnavut olan bir izleyicim elini kaldırıp şunları söyledi: "Baklavanın Arnavutça'sı bırassadır. Arnavutlar arada 'Ha mori bre bırassa olsa yemem' derlermiş. Bu ifade İstanbul'da 'Pırasa olsa yemem' şeklinde anlaşılmış ."

Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 24)Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 24)
Döngüsel 
17 Oca 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Dantele ve Mantıya Bir Başka Bakış Tarzı

Bir kadının bir kaşığa kırk mantı sığdırması, göz nuru döküp danteller işlemesi bir açıdan bakınca muhteşem bir şeydir, övgüye değerdir. Ama aynı olaya bir başka açıdan baktığımızda, acaba bütün bunlar, kadının enerjisinin sömürülmesi anlamına gelir mi, onu eve bağlamak için toplumun, bilinçli olmaksızın ortaya attığı zekice bir taktik sayılabilir mi türünden sorular geliyor akla. Kim bilir, belki evet belki hayır.

Eski Çin'de kız çocuklarına demir ayakkabılar giydirirlermiş. Bunun görünür sebebi ayakların küçük ve zarif olmasını sağlamakmış. Ama gelişmeleri demirle , sargılarla engellenen ayaklar hiç de güzel gözükmüyoır, kötü kaynamış bir kemik yığınına benziyormuş. Ayakları hu şekilde dumura uğratma*nın alttaki asıl sebebi, o sakat ayaklarla kendi başına evinden uzağa gidemeyen, evine bağımlı, gözaltında kadınlar ortaya çıkarmaktı muhtemelen. Acaba ı:mıntı ve dantel de, kendi içine kapanan, uzaklara bakamayan, okumayan, kendini geliştir*meye vakit bulamayan, bir anlam.da kibarca ayaklarına demir ayakkabılar giydirilmiş kadınlar mı üretti?

Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 51)Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 51)
Döngüsel 
17 Oca 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Diyelim ki çocuğunuz üç yaşında, misafirlikte eve dönmeye razı ettiniz, ancak içerden elinde ev sahibi çocuğun bebeğiyle geldi. Alıp götürmeye niyetli. Bu olaya birinci bakış tarzınız "Beni mahcup ediyor" şeklinde olabilir. Aynı olaya ikinci bakış tarzınız şu olabilir: "Misafirlik keyifli geçti, ayrılmak kaygı verdi, buradan bir ödülle/ganimetle gitmek ona iyi geliyor". Benzeri davranışı blz yetişkinler de sergiliyoruz. Bir uzak şehre, ülkeye gittiğimizde, gezimiz keyifli geçmişse, ayrılma saati gelnce kendimizi kötü hissederiz, belki de kaygımızı azaltmak için hiçbir zaman kullanmayacağımız bibloları, anahtarlıkları, kartpostalları, yağmalar gibi satın alırız. Bir açıdan bakınca bebeği götürmeye çalışan çocukların davranışları bizim bu davranışımıza benzemektedir.

Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 40)Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 40)
Afra 
30 Nis 18:04 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Ana babaların çocuklarına güvenmemeleri ve bu güvensizliği açıkça ifade etmeleri, çocuklar ve gençler için çok zedeleyici, yoğun öfke uyandırıcı bir tavırdır.

Küçük Şeyler 2, Üstün DökmenKüçük Şeyler 2, Üstün Dökmen
Döngüsel 
31 Oca 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Yazmakta olduğum tiyatro oyunlarından küçük bir bölü*mü televizyondaki Küçük Şeyler dizisine· koyduk.. Söz konusu bölümde satranç oynamakta olan bir karı korca arasında şu konuşma geçmektedir:

Erkek: "Hayatım, atını almak zorumdayım.'"
Kadın: ''Aaa, alma şekerim, ben onu seviyorum."
Erkek: ''Ama hayatım, atını almazsam bu oyun satranç olmaktan çıkar."

Bu noktada ben devreye girip "Eğer erkek atı almazsa, bu oyun satranç olmaktan çıkar ama aşk olur" diyorum. Evet, gerçekten bazen mantığın bittiği yerde aşk başlar.

Küçük Şeyler 2, Üstün DökmenKüçük Şeyler 2, Üstün Dökmen
Döngüsel 
18 Oca 2016 · Kitabı okudu · 5/10 puan

Birisi arkamdan bir ok atmış;
Ok bana değmemiş, yere düşmüş.
Ama sen o oku yerden aldın
Getirip benim kalbime soktun.

Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 76)Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 76)
şule uzundere 
28 Eyl 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hayatınızın başlangıcından sorumlu değilsiniz ama finalinden sorumlu olacaksınız.

Küçük Şeyler 2, Üstün DökmenKüçük Şeyler 2, Üstün Dökmen

"Yaşam haritalarını izlerken, hedeflerinize ulaşmaya çalışırken, aklımız dümen, duygularımız yakıttır. Akıllarını ve kalplerini eşgüdümlü kullananlar hedeflerine ulaşırlar."

Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 129 - Sistem yayınevi)Küçük Şeyler 2, Üstün Dökmen (Sayfa 129 - Sistem yayınevi)
2 /