Üstün Dökmen’in kalemimden güzel bir eser. Uzun zaman önce okumuştum. Diğer kitaplarından biraz farklıydı. Özellikle bazı kısımlarından çok etkilenmiştim. Gözlerim dolmuştu. Tavsiye ederim.
Kitap süper ötesi bir dil ve üniversite mezunlarının ve tüm milletini vatanını seven özellikle politikacılara önereceğim bir kitap adının Ladesçi olduğuna bakmayın aslında tam tersi doğruluğu ve dürüstlüğü savunan hayatın bir kerteriz defterinin olmadığını söyler şairane bir dille. Ve sadece KENDİN OL!! der. Okuyucusuna Dikkatimi çeken önemli bir konu ise; yazarın kitabında geçen Kahramanlarını evine davet etmesiydi.
Kitap guzel mi?
Evet güzel!
Ama şöyle bir durum var;
Kitabın ilk sayfasında "bu kitabın tamamı ya da bir kısmı kaynak gösterilse dahi kullanılamaz!" yazıyor.
Şimdi soruyorum;
Neden?
Ben hiç "benim şarkımı dinleyin ama başka yerde söylemeyin" diyen şarkıcı/türkücü hatırlamıyorum mesela.
Yahut bir komedyenin "esprime gülün ama siz aynı espriyi yapmayın sakın!" dediğini de görmedim.
(Belki diyenler vardır)
Niye Üstün hocam niye?
Kitabını satın almışım, zaman harcamışım okumuşum, beğendiğim kısımları çevremdekilerle paylaşsam ne olur yani? Sen kitabın içerisinde hiç alıntı yapmadın mı? Yaptın. Ben yapınca niye suç olsun? Kitapta geçen bir cümleni alıp, sınav sorusuna cevap olarak yazsam telif mi isteyeceksiniz? Nedir bu vaziyet?...
Aynı alanı paylaşmaktan ve benim meslektaşlarıma ders vermekte olmanızdan hicap duyuyorum. Ayrıca konu seçimine psikoloji alanını eklenmeyen 1000K'yı da şiddetle kınıyorum.
Bir anlamda herkes karşısındakini kandırmaya çalışıyor. Sonuçta en önemli sorun, bir bakıma dürüstlük eksikliğidir. Cemil, çocukken lades oynamayı sever ve sadece kendisinin sevdiğini sanır. Ancak büyüdüğünde aslında herkes ladesçi olduğunu görür; herkes bir başkasını kandırmaya çalışmaktadır. Vergi mükellefi devleti kandırmaya çalışıyor. Dünyadaki güçlü devletler zayıfları, zayıflar ise kendi haklarını kandırmaya çalışıyor. Üstün DökmenLadesçi
yazarımız aslında hergün karşılaştığımız yalanlar ve kandirmacalardan ustalıkla bahsediyor .. Kitap ; "Cemil ve Ayvaz "ın Cennetşehir'de başlayıp İstanbulda devam eden ve sonra yine başladığı yerde biten macerasını konu alıyor ve Cemil'in "Lades" oyununa olan tutkusu aracılığıyla , gerçek dünyada herkesin aslında bu oyunu hayatına entegre edip birbirini kandırdığından bahsediyor ve dürüstlüğün önemini vurguluyor ..Kitapta her karakterin kendine has kişiliği göze çarpıyor ; Cemil saf ve temiz bir genç, Ayvaz ona göre daha uyanık ve kolay yoldan köşeyi dönmek istiyor , diş hekimi Demir genelde karşısındakini dinlemeden ve bilgece konuşuyor , sahaf Raif mütevazi,işini hakkını vererek yapan ve dürüstlüğe önem veren bir kişiliğe sahip , fakat Ayşen ise cesur ve tepkili ..Cemil bu insanların arasında kendini bulmaya çalışıyor bir nevi..Son olarak özünü buluyor ve hikayemiz burada bitiyor ..Kitabın akıcılığı ,karakterlerin kendine haslığı kitabı bir çırpıda bitirmemi sağladı ..Hayatimizdaki ladesçileri ayırt edebilmek ve özümüzü bulabilmek umuduyla herkese mutlu ve huzurlu günler dilerim..
Evet varmisiniz lades oynamaya?ne zamana kadar yada ne zaman biter bilmem ama bu zevkli oyunu oynamak hayata yaymak hatta farkli kültürle birleştirmek tamda ustun hocanın isi olsa gerek harika bir yazar ve eğitmen okuyun iyi okumalar herkese tavsiye ederim
Roman şeklinde uyarlanmış kişisel gelişim içerikli bir kitap. Çok hafif bir dille yazılmış bir solukta okunabilecek bir özelliği var. Özellikle öğrencilere ve eğitimcilere çok faydalı olabileceğini düşünüyorum.
Hayat bize bir çok malzeme sunar ondan iyi yada kötü bir ürün çıkarma becerisini bize bırakır...
Üstün Dökmen'in anlatım tarzıyla günlük hayattan her gün karşılaştığımız şeyleri okumak güzel klişeyi yazarak Okuyan herkesin kendinden bir şeyler bulabileceği, okurken elinden bırakamayacağı bir kitap
-SPOILER İÇERMEZ -
Kitabın değindiği detaylar ve toplumun iç yüzünü gösterdiği satırlar etkiledi beni. Yazarın kaleminden okuduğum ilk kitabıydı, karakterler sanki hem yazarın hayal dünyasından hem de aynı mahallede yaşadığım komşularımdan birer parça alınarak oluşturulmuş gibi güzel ve ince düşünülmüştü. Ama şaşırtıcı bir şekilde kitapta en çok etkilendiğim iki hikaye oldu ve ikiside Raif karakterinin anlattığı hikayelerdi. Ladesçilik temasından ziyade Raif'in anlattığı hikayeler benim içime daha çok işledi.
Öğretmenlerden bahsetti mesela Raif. Fatih Sultan Mehmet'in öğretmeni alınıp medreseyi bırakınca nasıl üzüldüğünden öğretmeninin okuluna geri dönmesi için nasıl çabaladığından bahsetti. Sonra geçmişten günümüze gönderme yapmış yazarımız (2006 yılından 2022 yılına yapılan geleceği gören bir gönderme olmuş)
"Bizim öğretmenlerimize giderlerse gitsinler, derler." Demiş.
Hoş şu an bu cümle zamanında doktorlarımız için dendi ama neyse :)
Çok doğru yere parmak basmış, detaylarıyla güzelleştirmiş kitabı.
Benim gibi detaylı okuyanlar için güzeldi o detaylar.
Divan-ı Lügat-ı Türk'ün bulunuş hikayesini okumakta ayrı keyifliydi
Üstün Dökmen bu kitabında, aslında hergün karşılaştığımız yalanlar ve kandirmacalardan ustalıkla bahsediyor .. Kitap ; "Cemil ve Ayvaz "ın Cennetşehir'de başlayıp İstanbulda devam eden ve sonra yine başladığı yerde biten macerasını konu alıyor ve Cemil'in "Lades" oyununa olan tutkusu aracılığıyla , gerçek dünyada herkesin aslında bu oyunu hayatına entegre edip birbirini kandırdığından bahsediyor ve dürüstlüğün önemini vurguluyor ..Kitapta her karakterin kendine has kişiliği göze çarpıyor ; Cemil saf ve temiz bir genç, Ayvaz ona göre daha uyanık ve kolay yoldan köşeyi dönmek istiyor , diş hekimi Demir genelde karşısındakini dinlemeden ve bilgece konuşuyor , sahaf (sayfacı ) Raif mütevazi,işini hakkını vererek yapan ve dürüstlüğe önem veren ,Aysen ise cesur ve tepkili ..Cemil bu insanların arasında kendini bulmaya çalışıyor bir nevi..Son olarak özünü buluyor ve hikayemiz burada bitiyor ..Kitabın akıcılığı ,karakterlerin kendine haslığı kitabı bir çırpıda bitirmemi sağladı ..Hayatimizdaki ladesçileri ayırt edebilmek ve özümüzü bulabilmek umuduyla :)
Üstün Dökmen, (d. 1954, İstanbul). Türk akademisyen, psikolog, yazar ve televizyon programcısı. Hâlen Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde profesördür.
1971 yılında Ankara'da Cumhuriyet Lisesi'ni, daha sonra Hacettepe Üniversitesi Psikoloji bölümü'nü bitirdi. 1986 yılında doktorasını Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında bitirdi. 1988'de doçentlik, 1995'de profesörlük derecesini aldı.
Sosyal bilimlere ilgi duyuyordu, ancak öncelikle Hacettepe Üniversitesi Fizik Bölümü'ne kaydoldu. Üçüncü sınıfa gelince fiziğin kişiliğine uygun olmadığını fark etti. Yeniden üniversite sınavlarına girerek Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü'ne geçti. Bu bölümden mezun oldu ve aynı bölümde Uygulamalı Psikoloji (Klinik Psikoloji) alanında master yaptı. Psikolojik danışma ve rehberlik alanında 1986 yılında doktora, 1988 yılında doçentlik, 1995te ise profesörlük derecesi aldı. Hâlen Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinde öğretim üyesidir.
TRT'de Küçük Şeyler adlı bir programı hazırlıyor ve sunuyordu.
Dökmenin çeşitli bilimsel dergilerde yayımlanan makalelerinin yanı sıra dört bilimsel, bir de şiir kitabı vardır. Bu kitaplar sırasıyla; Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi: Kuruluşu, Gelişmesi, Çalışmaları , Okuma Becerisi İlgisi ve Alışkanlığı Üzerine Psiko-Sosyal Bir Araştırma , İletişim Çatışmaları ve Empati , Sosyometri ve Psikodrama adlarını taşımaktadır. Şiir kitabının adı Selam dır. Meslektaşı Doç. Dr. Zehra Yaşın Dökmenle evlidir; iki kızı bulunmaktadır.