“Yüksek oranda yağ tüketiminin ya da yüksek kolestrol düzeylerinin kalp hastalıklarına neden olduğunu öne süren beslenme-kalp hipotezi defalarca çürütülmüştür. Buna rağmen gurur, önyargı ve kar kaygısı gibi bazı kabul edilmesi güç nedenlerden dolayı bilim insanları, kar amacı güden kurumlar, gıda endüstrisi ve hatta devlet kurumları bu hipotezi bir sömürü aracı olarak hala kullanmaktadır. Halk yüzyılın en büyük sağlık kandırmacasıyla karşı karşıyadır.”
Ne yazık ki birçoğumuz yağ tüketmenin şişmanlamakla aynı anlama geldiğini düşünüyoruz. Oysa ki obezitenin ve sebep olduğu metabolik sendromların yağ tüketimiyle hiçbir ilgisi yok.
“Buğdayın beyninize yaptığı tam olarak şudur: Buğday sindirildiğinde açığa çıkan morfin benzeri bileşenler beynin opioid reseptörlerine tutunur. Bu da vücutta keyif verici madde etkisi yaparak haz duygusu yaratır. Bu etki durdurulduğunda ya da ekzorfin açığa çıkaran besinler tüketilmediğinde bazı kişilerde rahatsız edici bir yoksunluk durumu oluşur.”
Eğer bir simit, çörek, donut ya da kruvasan yedikten sonra kendinizi daha mutlu ve huzurlu hissediyorsanız hayal görmüyorsunuz ve yalnız değilsiniz. Glutenin içindeki polipeptitler beyine girdikten sonra morfin reseptörlerine bağlanarak algısal bir sarhoşluk yaratırlar. Afyon içeren uyuşturucu maddeler de keyif verici ve bağımlılık yaratan etkiyi göstermek için aynı reseptöre bağlanmaktadır.