Davut

Davut
@iamdavuttt
165 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Hayırlı bayramlar
"Üstadım" dedim; "Bayrama ne alayım?" Dedi; "Birkaç piri fâniden gönül, birkaç çocuktan gülücük, alabilirsen birkaç fakirden de duâ al."
Kurban Bayramı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Cahit Sıtkı Tarancı – “Yaş Otuz Beş”
“Yaş Otuz Beş”, Türk şiirinde orta yaş eşiğini bir muhasebe masası gibi önümüze koyan metinlerden biridir. Şair, 35’i takvim yaprağı değil, varoluş denetimi olarak ele alır: Gençliğin coşkusu geride kalmış, zamanın kredileri azalmıştır. Şiirin gücü, büyük laflar etmeden bu çıplak gerçeği hissettirmesindedir. Şiirdeki temel damarlar şöyle akar: Zamanın hızlanması, bedendeki ve ruhtaki yıpranma, geçmişe dönüp bakma isteği ve kaçınılmaz sonun farkındalığı. Tarancı’nın dili berraktır; felsefe yapmaz, yaşatır. Orta yaşın soğuk duşunu okurun ensesine indirir. En çok hatırlanan dizeden çok kısa bir alıntı; “Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.” Bu tek cümle, şiirin tüm mantığını taşır: İlerleme çizgisi doğrusal değildir; yarı yol, geri dönüşsüzlüğün başladığı noktadır. Şair karamsar mı? Evet, ama pesimist değil. Gerçeği inkâr etmeyen bir sakinlikle konuşur. “Yaş Otuz Beş”, sadece bir yaşın şiiri değil; herkesin bir gün içine düşeceği iç denetimin kaydıdır. Takvim ilerledikçe, dizelerin etkisi artar. Zaman, okurla işbirliği yapar.
Duygu ve Düşünce
Tehlikeli Oyunlar - Oğuz Atay
Sevgili Bilge, Bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanmadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini seven iki insan olarak konuşmak kaçınılmaz olsaydı. Sana, durup dururken yazmak zorunda kalmasaydım. Bütün meselelerden kaçtığım gibi uzaklaşmasaydım senden de.. Tehlikeli Oyunlar Oğuz Atay - Sayfa.15
Edebiyat
Anlamak, anlaşılmak istiyorduk belki de..
Kürk Mantolu Madonna; “Hayat, birbirini anlamayan insanların hikâyesidir.” Değirmen; “Sevmek, bir insanı anlamaya çalışmaktır.” - Sabahattin ALİ
Alıntı
Elden ne gelir ki
İkimizin de ölmesine ne kadar var? Yirmi sene mi, otuz sene mi? bilmiyorum. Bildiğim bir şey var, biz ölüyoruz. Her gün biraz daha sessiz, biraz daha eksiliyoruz.. İnsanlar ölüyor, filler ölüyor, arılar ölüyor ve dünya ölüyor. Elden ne gelir ki? Kabullenirsen, her şey biraz daha katlanılır oluyor.. Bir çay koyarsın kendine, belki bir gülüş daha eksik olur yüzünde, yine de yaşarsın. Çünkü hayat, ölümü bilmek kadar güzeldir. Ve sen hâlâ buradasın... - Davut'un Kütüphanesinden...
Duygu ve Düşünce