Sonra anlatılamayacak kadar korkunç bir şey oldu; davranışların aşırıya kaçtığı anlarda insanın şiddetle gerilen doğası öyle trajik bir ifadeye bürünür ki bunu genellikle ne bir resim ne de bir söz yıldırım düşmesine benzer bir güçle aktarabilir. Birden ağır ve şişman adam ifadesi değişmiş, çok yorgun ama öfkeli yüzüyle gıcırdayan merdivenlerden aşağıya indi. Elinde bir mektup vardı."Çağırın, herkes buraya gelsin!" dedi ve lafı dolandırmadan daha anlaşılır bir sesle personel şefine şöyle seslendi: "Herkes geri dönsün, onu aramaya gerek yok. Karım beni terk etmiş."
Bu ölümcül darbeyi yiyen adamın varlığındaki duruş çevresini saran bütün bu insanların karşısında insanüstü denebilecek gerginlikte bir duruştu...